26 Temmuz 2012 Perşembe
Yemek yemek kadınları mutlu ediyor
25 Temmuz 2012 Çarşamba
Fıstıklı Pilav Tarifi Ve Yapılışının Anlatımı
19 Temmuz 2012 Perşembe
Sağlıklı Sahur Nasıl Yapılır ?
18 Temmuz 2012 Çarşamba
Güral Porselen Yemek Takımları

26 Aralık 2009 Cumartesi
Ofiste kilonuzu koruyabilmeniz için yapmanız gerekenler
Zamanı belli olmayan yemek molaları, dengesiz mesai saatleri ve yorucu, uzun çalışma koşulları nedeni ile ofiste dengeli beslenmek oldukça zahmetli olabiliyor.
Günlük hareketlerimizin azalması ve masa başı çalışma koşulları kilo almamıza ve vücut yağımızın artmasına neden oluyor. Oysaki vücudumuzu korumanın birinci yolu yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlamamızdan geçiyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Müge Aksu, iş yerindeki uzun mesai saatleri nedeniyle iş performansının da etkilendiğini belirterek, bu konuda çeşitli önerilerde bulundu:
1. Kahvaltıyı atlayıp, yağ ve kaloriyi artırmayın!
Şehirleşme ile birlikte, sabah erken kalkıp işe yetişme telaşı içinde atlanan kahvaltı güne enerjisiz başlanmasına neden oluyor. Kahvaltı yapılsa da kalitesi kötü, kalori ve yağ oranı yüksek poğaça, açma, simit gibi kolayca ulaşılabilen besinlerin tercih edilmesi kilo dengesinin korunmasını zorlaştırıyor. Ancak kahvaltı, güne daha zinde ve sağlıklı başlanmasına, hayat akışına uyum sağlamaya ve performansın artarak, daha enerjik olunmasına katkıda bulunuyor.
2. Şekerdeki dengesizlik yeme nöbeti yaratıyor
Kan şekerindeki dengesizlik, iştah kontrolünde problem yaratıyor. Kan şekerini düzenlemek, kişinin kendine hakim olmasını da kolaylaştırıyor. Kan şekeri dengesinin bozulması yeme nöbetlerinin gelişmesine, kontrolsüz yeme davranışının başlamasına neden oluyor. Öğün atlamak bu açıdan tüm dengeleri altüst ediyor. Kan şekeri düşüp, açlık başladığında beyinsel fonksiyonlarda da azalma görülüyor. Konsantrasyon bozuluyor ve zihinsel beceriler yavaşlıyor. Bu nedenle 2,5 – 3 saatlik aralarla beslenmek, öğün aralarının 5 saati aşmamasına özen göstermek gerekiyor. Ara öğünler için meyve, kepekli bisküvi, küçük kepekli bir sandviç veya tost, kuru meyveler, kontrollü miktarda fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, meyveli veya probiyotik yoğurtlar, süt, salep ve ayran tercih edilebilir.
3. Posasız beslenme kan yağlarını yükseltiyor
Posa–lif tüketimi tokluk süresini artırırken, sürekli oturulduğu için gelişebilecek olan kabızlık problemini de en aza indirmeye yardımcı oluyor. Posasız beslenme hem vücut hem de kan yağlarının artmasına yol açıyor. Gün içinde tüketilen sebze–meyve miktarını artırmaya, haftada 2-3 kere baklagil yemeye, beyaz ekmek yerine esmer ekmek, pirinç yerine bulgur tüketmeye özen göstererek, alınan posalı besin miktarının çoğaltılması gerekiyor.
4. Fazla çay ve kahve su isteğini azaltıyor
Özellikle masa başı çalışırken sıkıldıkça içilen ya da konuklara ikram ederken eşlik etmek için içilen çay, kahve ve gazlı içecekler su içme isteğini azaltıyor. Diüretik etki göstererek vücudun su dengesini bozuyor. Su seviyesinin azalması ile yorgunluk, baş ağrısı ve dikkat problemi yaşanıyor. Bitki çayları, süt, ayran, taze sıkılmış meyve suyu, maden suyu miktarları çok artırılmamak şartı ile tercih edilebilir. Kahve veya çay tüketmek istendiğinde tam süt ile yapılan kahve, limonlu soğuk çay veya yeşil çay içilebilir.
5. Haftada bir gün sütlü tatlıya izin var…
Ofisteki doğum günü partileri, özel davetler, konukların getirdiği tatlı, yaş pasta gibi ağır abur cuburlar da günlük aldığımız boş kalori miktarını artırıyor. Tatlı yiyecekler çok istendiğinde, meyve tatlısı veya sütlü tatlılar ara öğün olarak haftada bir defa tüketilebilir.
Ofis içi egzersizle enerjinizi arttırın!
Ofis içi egzersiz, kemik yoğunluğunun korunması açısından önem taşıyor. Böylece metabolizma hızı artıyor ve dinç, dinamik vücut sayesinde verimli çalışma sağlanıyor. Yemeğe giderken yürümek veya yemek sonrası kısa mesafeli yürüyüşler yapmak, ofis içinde asansör yerine merdiveni tercih etmek bile harcanan enerjiyi artırıyor. Orta şiddette haftada 150 dakika yürümek öneriliyor. Sağlıklı bir bireyin gün içinde 10 bin adım atması gerekiyor. Ofiste her saat başında iki defa yapılan esneklik egzersizleri de idealdir.
26 Ağustos 2009 Çarşamba
Sahur Vakti, Sahurta Çay İçmek, Sahurda Yemek
Bu dönemde özellikle disiplinli bir beslenme takip edilmelidir. Kişiler oruç tutarken bu konuda mutlaka bilinçlenmeli. Özellikle günlerin uzun olması ve sıcaklıkların yüksek olması kandaki değerleri negatif etkileyecektir.
22 Ağustos 2009 Cumartesi
Su böreği tarifi, Nasıl yapılır ?

Malzemeler:
1 kg. un
10 yumurta
100 gr. tereyağ
1/2 su b. sıvıyağ
1/2 su b.süt
Yarım kilo beyaz peynir
Maydanoz ve tuz
Bezeleri açmak için; 100 gr nişasta ve un
Yapılışı:
Unun ortasını havuz gibi açıp yumurtaları kırın, tuz ekleyin ve biraz su ile yoğurun. Dinlenmeye bırakın. Bir kapta erimiş tereyağı, süt ve sıvıyağı karıştırın. Hamuru 10 bezeye ayırıp tepsinizin büyüklüğünde açın. Geniş bir tencerede tuzlu su hazırlayıp kaynatın. İlk bezeyi bolca yağladığınız tepsinize haşlamadan yayın. Üstüne yağlı harçtan dökün. İkinci bezeyide açtıktan sonra kaynayan tuzlu suda biraz yumuşayıncaya kadar haşlayın. Hamuru sıcak sudan kevgirle alıp soğuk suya atın. Elinizle suyunu sıkın. Tepsideki ilk bezenin üstüne yayın. Üstüne tekrar yağlı karışımden dökün. Üçüncü, dördüncü ve beşinci bezeyide aynı şekilde yapıp aralarına yağ sürerek yayın. Beşinci hamurdan sonra peynirli ve maydanozlu harcınızı serin. Tekrar diğer kalan 4 bezeyide aynı şekilde hazırlayıp üst üste yayın. Son bezeyide açıp haşlamadan en üste yayın ve harcınıda üstüne dökün. Tepsinizi kısık ateşte açtığınız ocağa oturtun. Altı kızardığında üstüne bir başka tepsi kapatarak alt üst edin ve diğer tarafınıda kızartın. Dilimleyerek servis yapın.
Ben fırında pişirdim bu sefer.Önceden ısıtılmış 180 c de üzeri kızarana kadar pişirdim.Çocuklar maydanoz sevmedikleri için benimkinde maydanozda yok.Hakikisi ocakta pişirmektir ,iç hamuru tane tane olsun yapışmasın diye.Ocakta pişirirken tencere yada tavanız teflon olursa sonuç daha iyi olur.
26 Mayıs 2009 Salı
Aşırı Fast Foof Yemek Zeka Gerilemesine Neden Oluyor
Aşırı fast food yemek öğrencilerin zekasını olumsuz etkiliyor.
Abur cubur gıda tüketen çocukların akademik başarısı okul arkadaşlarına göre daha düşük oluyor…
ABD’nin Tennessee eyaletinde bulunan Vanderbilt Üniversitesi’nden bir grup uzman, araştırma için 10 ve 11 yaşlarındaki 5 bin 500 öğrencinin beslenme alışkanlıklarını ve okuldaki performansını inceledi. Öğrencilere haftada kaç kez fast food restoranlarında ya da farklı mekanlarda abur cubur yedikleri soruldu.
SAYISAL VE SÖZEL TEST
Öğrencilerin yüzde 54’ünün hafta 1-3 kez, yüzde 10’luk bir bölümünün 4-6 kez, yüzde 2’nin ise günde 4 ya da daha sık yediği belirlendi. Bunun ardından çocuklara sözel ve sayısal testler yapıldı ve test sonuçları karşılaştırıldı. Haftada 4-6 kez fast food ve abur cubur yiyen yüzde 10’luk grubun sözel sınavlarda 100 tam not olmak üzere hesaplanan ortalamadan 6.96 puan daha düşük not aldığı belirlendi.
NOTLARI DÜŞÜRÜYOR
Bu gıdaları her gün yediğini söyleyenlerde bu sayı 16.07 çıktı. Yüzde 2’lik aşırı fast food tüketen grubun ise 19.34 puan düşük aldığı gözlendi. Sayısal testlerde de benzer sonuçlar elde edildi. Haftada 4-6 kez fast food tüketenler ortalamadan 6.55 puan, her gün yiyenler 14.82, günde en az üç kez abur cubur ve fast food tüketenler ise 18.48 puan daha düşük not aldı.
KAVRAMA ZORLUĞU
Genel olarak ortalamanın üzerindeki fast food tüketiminin sözel testlerde 12.79, sayısal testlerde 12,35 puan düşük not almaya yol açtığı belirlendi. Araştırmayı yürüten ekibin başındaki uzman Kerri Tobin, “Fast food restoranlarında servis edilen gıdalar çocuklarda kavrama zorluklarına yol açabiliyor, bu da öğrencilerin notlarını olumsuz etkiliyor” dedi.
28 Mart 2009 Cumartesi
İspanyanın Yemek Kültürü, İspanyollarda Yemek !
İspanyol Mutfağı
Dünyanın sayılı mutfaklarından olan İspanyol mutfağı, güneyine özgü tatlarla karşımıza çıkıyor. İspanyanın Endülüs olarak da bildiğimiz Andalucia bölgesi, kuzey Afrika ve Akdeniz mutfağının bir sentezini oluşturmuş. Deniz ürünleri, "gaspacho"su ve bir kültür klasiği olan "tapas"larıyla farklı lezzet arayanlar için.
Gazpacho nedir?
İspanyol mutfağında sık sık tüketilen ve bir tür soğuk çorba olan gazpacho, özellikle Andaluciada yaygındır.
"Islatılmış ekmek" anlamındaki Arapça bir sözcükten türetilen adı, aynı zamanda da tarih boyunca Araplarla olan etkileşimin bir göstergesidir.
En sık yapılan gazpacho yemeği domates, sirke, sarmısak, zeytinyağı, ekmek içi, soğan, salatalık ile yeşil biberin pişirilmemiş ve ekmek kırıntılarıyla koyulaştırılmış karışımından oluşur. Yağda kızartılmış ekmek parçaları, doğranmış sebze ve katı yumurta ile birlikte servis edilir.
Andalucia'daki Malaga ilinde yapılan ve oldukça özgün bir tadı olan gazpachonun temel malzemesi ise bademdir, ayrıca içine üzüm de konur.
Andalucia (Endülüs) spesiyaliteleri
İspanya'nın en kalabalık yöresi olan Andalucia'nın değişik kesimlerinin kendine özgü spesiyaliteleri vardır. Örneğin kıyılar boyunca deniz ürünleri çeşitleri, Sevillada paella, Cordobada nefis aromalı gaspacho bunların en bilinenleridir. Andalucianın hemen her bölgesinde ise klasik İspanyol içkisi sherrynin yanında öğlenleri sandöviç olarak, akşamları ise ördövr olarak sıcaklı soğuklu, irili ufaklı "tapas"lar sunulur. Andalucia'nın güneyinde yer alan Jerez de la Frontcra bölgesi sherrynin anavatanıdır.Tüm dünyada severek tüketilen sherrynin dört çeşidi vardır. Açık renkli ve sek olanı Fino, koyu ve daha ağdalı olanı Amontilado, hafif tatlı koyu sarı olanı Oloroso, koyu ve tatlı olanı ise Cream...
Andalucia mutfağının özellikleri
İspanyanın güney bölgesini oluşturan Andalucia (Endülüs), uzun yıllar Arap işgalinde kalmasından dolayı, İspanyol mutfağına özgün lezzetler kazandırmış...
Japon Yemekleri, Japon Yemek Tarifleri
Pirinç Pilavı (Gohan)
Pirinç pilavı Japonya’da öğlen ve akşam yemeklerinde yan yemek, sabah kahvaltısında ise çiğ yumurta ve soyu sosu (tamago-kake-gohan), natto veya diğer soslar ile karıştırılarak ana yemek olarak yenir. Japon pilavı yağ, tuz veya diğer tatlandırıcılar konulmadan sadece haşlanarak yapılır ve genelde yemeğin yanında veya sonunda servis edilir.
Miso Çorbası
Miso çorbası sabah, öğlen ve akşam yemeklerinde yan yemek olarak gelir. Miso adı verilen, ezilmiş soya fasulyesi macununun sıcak su ile karıştırılması ile hazırlanır. İstenirse içine nori, yeşil soğan gibi tatlandırıcılar da konulabilir.
Sushi
Sushi birçok kişinin düşündüğünün aksine “çiğ balık” değil sushi sirkesi ile hazırlanmış sushi pilavı yemekleridir. Ve birçok değişik sushi çeşitleri mevcuttur.
Sashimi
Sahimi çeşitli çiğ balıklardan hazırlanan bir yemektir, doğru ve taze balık ile hazırlanmış ise tadına doyum olmaz. Genelde soya sosu ve wasabi (yaban turpundan yapılan çok ama çok acı bir çeşit macunsu tat verici) karıştırılıp bu karışımın içine batırılarak yenir.
Onigiri
Onigiri için Japon sandviçi ifadesini kullanırsam sanırım yanılmış olmam. Etrafı nori (kurutulmuş yosun) ile kaplı sushi pilavından yapılan ve ortasında umeboshi (turşusu yapılmış Japon eriği), karides, tavuk, ton balığı, somon balığı vb. bulunan oldukça popüler bir yiyecektir.
Domburi
Üzerinde tempura (tendon), dana eti (gyudon), yumurta ve tavuk (oyakodon), tonkatsu (katsudon) gibi yiyecekler bulunan ve büyükçe bir kase ile servis yapılan bir yemek çeşididir.
Kare Raisu
Köri sosu ile yapılan içinde tavuk, havuç, patates olan ve istenirse üzerine tonkatsu vb konularak da yenilen bir yemektir. Köri orijin olarak Hindistan’dan gelmedir fakat, yüz yıldan fazladır Japon mutfağında kullanılmaktadır.
Soba
Soba, kara buğday ve buğday unundan yapılan geleneksel bir Japon yemeğidir. Makarna gibi incedir, çeşitli ekler ile sıcak veya soğuk olarak yenilir.
Udon
Udon’da aynı soba gibi servis yapılır. Buğday unundan imal edilir. Fakat soba’dan daha kalın ve daha açık renktedir.
Ramen
Ramen için ben Japonya’nın “döner ekmeği” ifadesini kullanacağım. Aslen Çin’den gelmiştir, fakat Japonya’da o kadar popülerleşmiştir ki Japon mutfağının vazgeçilemez bir parçası olmuştur.
Yakitori
Sözlük anlamı “tavuk ızgarası” demektir. Tavuğun çeşitli parçaları ve organları küçük şişlere dizilerek ve tatlı bir sosa batırılarak yapılır.
Tempura
Tempura ekmek kırıntılarına batırılmış deniz mahsulleri, sebze veya mantarların tavada kızgın yağ ile kızartılması ile yapılır. Orijin olarak 16. yy’da Portekizliler tarafından Japonya’ya gelmiş fakat bütün dünya da Japon yemeği olarak ün salmıştır.
Okonomiyaki
Bu yemeğe ise un, lahana, et, deniz mahsulleri ile hazırlanan bir tür Japon pizzası diyebiliriz. Restoranlarda genelde size hamurunu ve malzemelerini ayrı ayrı getirirler, ve siz masada bulunan ızgara üzerinde kendi keyfinize göre karıştırıp hazırlar ve yersiniz. Eğer Japonya’da Kansai bölgesine giderseniz mutlaka bir okonomiyakiciye uğramanızı şiddetle tavsiye ederiz.
Gyoza
Gyoza bizim mantımıza çok benzer. İçerisinde bol sarımsak, çeşitli sebzeler ve et karışımından bir malzeme bulunan hamurun ızgarada kızartılması ile yapılır. Gyoza da Japonya’ya Çinden gelmiş yemektir.
Sukiyaki
Sukiyaki masa üzerine bir ısıtıcı, onun üzerine de kaynar su ile dolu bir tencere koyarak servis yapılır. Malzemeler (ince kesilmiş et, çeşitli sebzeler, mantarlar ve tofu) çiğ olarak gelir. Yiyecek kişiler bu malzemeleri masadaki kaynar suya batırıp ısıtır ve ellerinde bulunan içinde çiğ yumurta olan kaseler batırarak yerler.


