Genellikle Güney Amerikalılarla Meksikalılar tarafından tüketilen ve son zamanlarda Türkiye’de de manav tezgahlarını süslemeye başlayan mango adlı tropikal meyve, vitamin ve fiber bakımından süper bir depo. Normal bir portakal büyüklüğündeki mango meyvesi; bir tas çavdardan daha fazla fiber içeriyor,
26 Temmuz 2012 Perşembe
Mangonun Faydaları Nelerdir ?
Genellikle Güney Amerikalılarla Meksikalılar tarafından tüketilen ve son zamanlarda Türkiye’de de manav tezgahlarını süslemeye başlayan mango adlı tropikal meyve, vitamin ve fiber bakımından süper bir depo. Normal bir portakal büyüklüğündeki mango meyvesi; bir tas çavdardan daha fazla fiber içeriyor,
24 Temmuz 2012 Salı
Milföy Hamuru Ve Sosisli Pizza
31 Ocak 2012 Salı
Yulaf Ve Yulafın Faydaları Nelerdir ?
23 Mart 2010 Salı
Çift lastik örgüsü, çift lastik nasıl örülür
21 Mart 2010 Pazar
KADIN - YASAM - Pratik Bilgiler 2
KADIN-YASAM - Pratik Bilgiler 1
28 Kasım 2009 Cumartesi
Kurban Eti Nasıl Saklanır, Kurban Etini Saklamak!
Et ve et ürünleri çabuk bozulma riski taşıyor. Donmuş etlerin çözdürülüp tekrar dondurulmaları birtakım mikroorganizmaların üremesine
Kurban Etinin Tüketilmesi, Kurban Eti Ne Zaman Tüketilmeli ?
Et tüketiminin had safhaya ulaştığı Kurban Bayramı'nda, özellikle sağlık problemi olanlar beslenmelerine dikkat etmeli. Aksi halde yaşanan bayram coşkusuna gölge düşebilir....
Et tüketiminin had safhaya ulaştığı Kurban Bayramı'nda, özellikle sağlık problemi olanlar beslenmelerine dikkat etmeli. Aksi halde yaşanan bayram coşkusuna gölge düşebilir....
Bayram; ziyaretlerin, ikramların, aile ve dostlarla yenilen yemeklerin öneminin bir kez daha ortaya çıktığı bir süreç. Özellikle et tüketiminin arttığı Kurban Bayramı'nda, bayramın coşkusuna gölge düşürmemek için yediklerimize dikkat etmemiz gerekiyor. Şişmanlık, yüksek tansiyon, kalp-damar, mide-bağırsak ve diyabet (şeker) hastalığı olan kişiler, Kurban Bayramı'nda beslenmelerine her zamankinden daha çok özen göstermeli. Beslenme sosyal bir ihtiyaç olduğu için, herhangi bir sağlık sorunu olmadığı sürece (diyabet, alerji vb.) besinlere yasak koymak kişilerde mutsuzluk yaratıyor. Bu nedenle sınırlı tüketmemiz gereken besinlerin bilincinde, ama yasakların yer almadığı bir beslenme sistemi uygulamak gerekiyor. Öncelikle, Kurban Bayramı'nda kurban etinin nasıl pişirileceği, saklanacağı, etlerin nasıl tüketileceğini öğrenmekte fayda var...
Kurban eti ne zaman tüketilmeli?
Etler yeni kesildiğinde 'ölüm katılığı' adı verilen sertlik, hem pişirmede hem de sindirimde zorluğa yol açar. Bu nedenle, özellikle mide-bağırsak hastalığı olan kişilerin kurban etlerini hemen tüketmemesi gerekiyor. Etler, buzdolabında 24-48 saat beklettikten sonra uygun yöntem kullanılarak pişirildikten sonra tüketilmeli. Çünkü, bekleme sürecinde etin içinde bulunan enzimler, kendi kendini bir anlamda sindirerek tüketime hazır hale gelmesini sağlar.
Kurban etleri nasıl saklanmalı?
Kurban etleri, birer tüketimlik halinde buzdolabı poşetine konularak kaldırılmalı; 0-2 santigrat derecede 3-5 gün, buzlukta birkaç hafta, -18 derecede ise 3 ay saklanabilir.
Donmuş kurban etleri nasıl çözdürülmeli?
Et; potansiyel riskli, yani kolay bozulabilme riski taşıyan bir besindir. Özellikle de büyük miktarlar halinde buzdolabına kaldırılan etler, buzu çözülmesi için dondurucudan dolabın içine alınmalı. Buzdolabındaki sebzeliğin üzerinde bulunan alt bölmede çözülmesi beklenmeli. Ancak, buzu çözülen etler asla tekrar dondurulmamalı.
Kurban etleri ne kadar pişmeli?
Kurban etlerinin çiğ veya az pişmiş halde tüketilmesi, bağırsaklarda mikroorganizmaların ve çeşitli parazitlerin oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle tüm bireylerin, (düşüğe sebep olma ihtimali olabileceğinden) özellikle hamile, yaşlı ve çocukların çiğ veya az pişmiş etleri yemeleri sakıncalıdır.
Kurban etlerini nasıl pişirmeliyiz?
Daha çok ızgara, fırınlama, buğulama ve haşlama gibi yöntemler tercih edilmeli, çok yüksek ısıda çok uzun süre pişirmekten, kavurmalardan ve kızartmalardan kaçınılmalıdır. Etli yemeklere yağ eklenmemeli, etin kendi yağı ile pişirme tercih edilmelidir. Ayrıca kuyruk yağı, iç yağı veya tereyağı et yemeklerinde kullanılmamalıdır.
BESLENME ÖNERİLERİ
Tüm bireyler, özellikle de kalp-damar hastalığı, kolesterol yüksekliği, diyabet (şeker hastalığı), hipoglisemik yatkınlığı, yüksek tansiyonu ve mide rahatsızlığı olan kişiler, Kurban Bayramı'nda, diyetlerini bozmamalı, doymuş yağ ve kolesterol alımını azaltmak için, yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli, sakatatlardan, aşırı besin tüketiminden kaçınmalıdır. Etlerin sebzelerle birlikte pişirilmesi veya salata ile tüketilmesi, besin çeşitliliği sayesinde dengeli beslenme sağlar. Ayrıca domates, maydanoz, limon, biber vb. sebzeler C vitamini içerdiği için ette bulunan demirin emilimini artırır. Ayrıca sebze ve salatayla tüketim, posa alımını yükselterek, tokluk hissini sağlar ve bağırsak faaliyetlerinin sağlığı için çok yararlıdır. Öte yandan ziyaretlerde, birbirinden güzel ve bayrama özel hazırlanmış yemekler ve misafirperverlik kültürümüzün uzantısı olan ısrar, çok cezbedici olabilir. Eğer kilo kontrolü amacıyla belli bir program izliyorsanız, sonradan pişman olmamak için baştan doğru stratejilere sahip olmanız gerekir.
25 Kasım 2009 Çarşamba
Kurban etlerinin saklanma süresi, korunma yolları
Et tüketiminin had safhaya ulaştığı Kurban Bayramı'nda, kurban etinin derin dondurucuda eksi 18 derecede en fazla 3 ay boyunca saklanması gerektiği bildirildi.
Fatih Karakılıç'ın Haberi
Bayram ziyaretlerin, ikramların, aile ve dostlarla yenilen yemeklerin önemini bir kez daha ortaya çıkarıyor. Özellikle et tüketiminin arttığı Kurban Bayramı'nda, kurbanlık etinin nasıl muhafaza edilmesi gerektiği de tartışılıyor. Uzmanlara göre kurban etleri, birer tüketimlik halinde buzdolabı poşetine konularak kaldırılmalı; 0-2 santigrat derecede 3 -5 gün, buzlukta birkaç hafta, eksi 18 derecede ise 3 ay saklanabilir.
Bursa Büyükşehir Belediyesi, Kurban Bayramı hazırlıkları kapsamında Sağlıklı Kurban Kesim Rehberi oluşturdu. Rehberde sağlık kesimin nasıl olacağı anlatılırken etlerin de muhafaza edilmesine detaylıca yer veriliyor. Belediye hazırlanan rehberi şehirdeki tüm evlere ulaştırmayı hedefliyor. Rehberde hayvanı yatırma yöntemleri, kesimde hijyen, kurbanlık seçimi, hayvanlardan bulaşan hastalıklar, kurban kesimi, karnın açılması ve organlarının çıkarılması gibi bilgiler bulunuyor. Rehberde vatandaşların kurban etlerini sağlıklı şekilde saklamaları ve tüketme şekillerine de yer veriliyor. Rehberde, "Kesimden sonra kurban etlerinin, parçalar halinde temiz kaplara konulması ve güneş görmeyen yerde, 14 derecenin altında hava almadan dinlendirilmesi gerekiyor. Kesim sıcaklığının düşmesi için, en az 5 -6 saat bekletildikten sonra buzdolabına kaldırılmalıdır. Kurbanlık etler, henüz kesim sıcaklığında iken buzdolabına, poşet içinde veya hava almayacak durumda büyük parçalar halinde üst üste konulmamalıdır. Bu durumda buzdolabının ısısı, etin iç kısmını soğutmaya yetmeyeceği için çok kısa sürede (2. gün) bozulma ve kokuşma, hatta yeşillenme görülür. Böyle kısımlar kesinlikle tüketilmemeli, hemen atılmalıdır. Kurbanlık etin dayanma süresi, kesim kalitesine ve et parçasının büyüklüğüne göre değişmekle beraber, normal buzdolabı koşullarında 5 -6 gündür. Bu süre, kıymada genellikle 3 gündür. Eğer daha uzun süre muhafaza düşünülüyorsa etler derin dondurucuda (eksi 18 derece) muhafaza edilmelidir. Hayvan kesildiğinde eti oldukça sert olur. Taze etin pişirilmesi ve hazmı zor olur. Kesilen etlerin, en az 24 saat buzdolabında bekletilmesi gerekiyor." denildi.
Kurban etini sene boyunca yemeyi planlayan vatandaşlara da rehberde bir uyarı yapılıyor: "Etler küçük parçalar halinde derin dondurucuda eksi 18 derece 3 ay saklanabilir."
Etlerin çok çabuk bozulabileceğine vurgu yapılan rehberde, etlerin çok kolay bir şekilde buzdolabının derin dondurucu bölmesinde uzun süre saklanabileceği belirtiliyor. Et ve et ürünlerinin çabuk bozulma riski taşıdığının kaydedildiği rehberde şu bilgilere yer veriliyor: "Donmuş etlerin çözdürülüp tekrar dondurulmaları birtakım mikroorganizmaların üremesine imkan sağlıyor. Bu nedenle çözdürülen et tekrar dondurulmamalı, hemen pişirilmeli. Kurban etlerinin bir yemeklik olacak kadar küçük parçalar halinde buzdolabında poşetlerde saklanması en doğrusu."
Öte yandan Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan rehberde, sağlıksız koşullarda kurban kesenlere 69 ile 680 TL arasında para cezası kesileceği hatırlatılıyor...
2 Ekim 2009 Cuma
30 Eylül 2009 Çarşamba
Havuç Lekesi Nasıl Çıkar ?

Kıyafeti Yıkadıkdan Sonra Bir Süre Güneşin Karşısına Koyduğunuz Zaman Kendiliğinden Çıkar.Denendi Sınandı :)
30 Ağustos 2009 Pazar
Zeka dostu olan besinler

Zeka dostu besinler!
Beslenme uzmanları, bilimsel araştırmaları inceleyip zeka gelişimine en çok katkı sağlayan gıdaları belirledi. İşte beynin çalışmasını artıran besinler...
Çilek: İçeriğindeki fisetin maddesi hafıza kaybının etkilerini azaltıp, bunamayı geciktiriyor.
Bitter çikolata: Magnezyum ve antioksidan içeriğiyle beyne oksijen taşıyarak daha aktif çalışmasını sağlıyor.
Tahıl: Önemli bir B vitamini kaynağı olan tahıllar, kan şekerini dengeliyor.
Patates: Kan şekerini dengeli olarak yükseltiyor bu sayede zeka daha verimli çalışıyor
Yoğurt: İçinde bulunan tirozin isimli madde hafızayı güçlendirip, beyni uyarıyor.
Üzüm suyu: Dopamin salgılanmasını arttırarak problem çözme yeteneğini geliştiriyor.
Fasulye: Lif ve protein bir arada özellikle çocuklarda zekayı açıyor.
Kırmızı ve turuncu renkli sebzeler: Özellikle domates, havuç ve kırmızı biberde bulunan antioksidan beynin daha uzun süre sağlıklı kalmasını sağlıyor.
Somon: Omega-3 yağları hem beyni koruyor hem hafızayı güçlendiriyor.
Hergün düzenli olarak kahvaltı yapan kişilerin diğerlerine oranla daha başarılı ve verimli oldukları biliniyor. Yoğun bir güne başlarken; peynir, süt, yumurta gibi protein içeren besinlerden oluşan bir kahvaltı, şekerli çay ve simitten oluşan bir kahvaltıya kıyasla daha iyi sonuç almayı sağlıyor.
"Odaklanma" için ceviz, fındık, fıstık gibi sinirleri kuvvetlendiren yiyeceklerin yenmesini öneriliyor.
Uzmanlar yaratıcılığın geliştirilmesi için zencefil yenmesini öneriyor. Kimyonun da içerdiği uçucu yağların bütün sinir sistemini uyardığını söyleyen diyetisyenler "Aniden bir fikre, bir buluşa ihtiyacı olan kimyon çayı içmelidir. Çay, bir fincana iki tatlı kaşığı dolusu kimyon eklenerek yapılabilir" önerisinde bulunuyor.
Lahana, tiroit bezlerinin aktivitesini yavaşlattığı için daha stressiz öğrenmeyi sağlar.
Yağsız kırmızı et: Tam bir demir deposu, özellikle sağlıklı alyuvarlar için vazgeçilmez... Beyin gelişimi için büyük yarar sağlıyor
12 Mayıs 2009 Salı
Hanımlara Yardımcı Olacak Bilgiler
Mutfak eşyalarının üzerindeki etiket izlerini yok etmek için, üzerlerine mobilya cilası serpip yumuşak bir bezle silin
Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokuları için; yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın daha sonra soğumaya bırakın.
Gömlek yakalarındaki kirleri gidermek için, gömleği makineye atmadan önce yaka kısmına sabun sürüp 15 dakika bekletin.
Tutkal lekelerini çıkarmak için, sirke ile ıslatıp, bol su ile durulanmalıdır.
Masanızın üzerine damlayan mumları çıkarmak için lekenin üzerine neft döküp 5 dakika bekleyin sonra nemli bir bezle silin.
Ellerdeki soğan ve sarımsak kokularını giderebilmek için yapılacak en iyi şey, haşlanmış patatesle ovmaktır.
Çay lekesi:
Pamuklu ve yünlülerde: leke taze ise, ılık suya batırılmış bir bezle ovulur.
Eskimiş ise, içine limon suyu katılmış ılık suda ıslatılmış bir pamuk parçası ile silinir.Ilık su ile çalkalanır.
Bir yerdeki sigara dumanını yok etmek için hemen mum yakın
Ütüde sararan elbise hemen oksijenli su ile silinirse sararan yerler kaybolur.
Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin
Sürahinizin dibi kir tutmuş ise, içine bir avuç tuz ile sirke koyup çalkalayınız
Tertemiz olacaktır.
Buzdolabındaki nemi almak için, dolaba içi tuz dolu bir kap konur.
Pişirdiğiniz kek kalıbından çıkmıyor ise, kabın altına ıslak bir bez yayarak biraz bekletin
Konserve açıldıktan sonra cam kavanozda saklanırsa daha dayanıklı olur.
Kristallerin ışıl ışıl parlaması için, yıkadıktan sonra durulama sırasında sirkeli suya batırın. Bu işlem kristalleri parlatacaktır.
Sararan teflon tava ve tencerelerin içerisine bir miktar su ve birazda çamaşır suyu koyduktan sonra ateşin üzerinde kaynatın. İndirincede önce sıcak suyla daha sonra soğuk su ile iyice durulayın
Parlaklığını yitirmiş bir sürahiye eski görünümünü kazandırmak için yarısına kadar yırtılmış gazete kağıdı doldurun, üçte birine de sıcak suy doldurup sıkı sıkı sallayın
Dibi tutan tencereleri bir gece suda bekletin, tencere daha kolay temizlenecektir.
Musluklarınızı temizlemek için bez yerine eski bir naylon çorabı tercih edin sonuç daha mükemmel olacaktır.
Evinizde mayonez yaparken zeytinyağ yerine susam yağı kullanın. Mayonezinizin daha uzun zaman bozulmadığını göreceksiniz.
Yeşil salatalık malzemelerinizi elinizle koparırsanız vitaminlerini öldürmezsiniz.
Balık çorbası yaparken:S uyunun daha lezzetli olması için balıkları en az 45*60 dakika kaynatın. Baş ve kuyruk kısımlarının en lezzetli yerleri olduğunu unutmayın.
Karnabahar pişirirken eve yayılan kokudan kurtulmak için pişirme suyuna bir parça tuz ve iki kaşık sirke ilave edip, suyun üzerinde köpük oluşumunu bekledikten sonra, içine sebzeleri atmayı deneyin. Evi saran kötü kokudan eser kalmadığını göreceksiniz.
Mutfağınıza sinmiş kızartma kokusunu yok etmek için ızgaranın üzerine defne yaprağı, ada çayı yaprağı ve kekik yaprağı koyun.
Sosislerin patlamasını önlemek için fırın ya da ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırmanız yeterli olacaktır...
9 Mayıs 2009 Cumartesi
Evdeki mobilyalarınızı daha uzun süre kullanın
İlk bakışta vurulduğunuz mobilyalarınızın ömrünün uzun olmasını istiyorsanız, işinize yarayabilecek bilgiler ve evde hazırlayabileceğiniz solüsyonlar var...
Hiçbirimiz çok beğenerek aldığımız koltukların meyve suyuna ya da başka bir lekeye kurban gitmesini istemeyiz. Koltuklarınızın ve mobilyalarınızın çabucak yıpranıp solmasını engellemek için bu yazıya bir göz atın.
Öncelikle döşemelerinizi düzenli aralıklarla elektrik süpürgesi ile temizlemeyi ihmal etmeyin. Neredeyse tüm elektrik süpürgelerinde bulunan uygun aparatlar yardımıyla, minderlere, ulaşamadığınız iç kısımlara ve döşemelerinizin kıvrımlarına ulaşabilir zorlanmadan toz ve kirden temizleyebilirsiniz.
Koltuk minderlerinizi birkaç haftada bir yerlerinden çıkartarak kontrol etmekte fayda var. Aklınızda bulunsun minderleri daha yakından kontrol ederek aşınma ve yıpranma etkilerini daha yakından izleyebilme imkanına sahip olursunuz. Dikkat etmeniz gereken bir diğer husus da minder kılıflarınızın yıkanabilir olup olmadığıdır.
Birçok koltuk ve iskemle üzerlerinde ne tür bir temizliğin gerektiğini beirten bir bakım etiketi bulundurur. Bu etiketler üzerinde yer alan sembolleri göz önünde bulundurarak kumaşın herhangi bir zarar görmesini engellemiş oluruz.
“W” : Su ve su bazlı temizleyiciler ile temizlenebilir.
“S” : Kuru temizleme veya kuru temizleme solventleri ile temizlenebilir.
“W-S”: Su ve ya solventlerle temizlenebilir.
“X” : Sadece fırça veya elektrik süpürgesi ile temizlenebilir.
Eğer döşemeniz leke yada boya olduysa ancak bu leke oldukça ufaksa ve kumasın üzerinde “ W” ibaresi yer alıyorsa, lekeyi temizletmek için hemen kuru temizlemeye göndermek zorunda değilsiniz. Bu lekeyi kendi imkanlarınızla da çıkarmak mümkün.
Ancak herhangi bir işlem yapmadan önce küçük bir alanda deneme yapmayı dikkatten kaçırmayın. Aldığınız sonuç isteğiniz doğrultusunda olumlu ise işleme devam edebilirsiniz.
Kan,Kahve,Çikolata Vb. Lekelerden kurtulmanın yolları
Koltuğunuza meyve suyu döküldüğünde ne yapıyorsunuz? Veya diyelim ki elinizi kestiniz ve kan perdeye bulaştı, şimdi ne yapmalısınız? Canınızı sıkan bu lekelerden kurtulmanız için size bir kaç önerimiz var. Mürekkep lekesine alkol, kan lekesine de bulaşık deterjanı. Masrafsız, kolay ve pratik.
Çay, kahve ve kan: Bir bardak ılık suya, bir çay kaşığı renksiz bulaşık deterjanı karıştırın ve uygulayın. Varsa yarım bardak suya, bir çorba kaşığı kadar amonyak ilavesiyle veya iki ölçek su içine bir ölçü sirke karıştırak da aynu sonucu alabilirsiniz.
Mürekkep: Mürekkep lekesini, üzerine az miktarda alkol döküp silin. Leke çıkana kadar bu işleme devam edin.
Çikolata: Üzerine ıslak deterjanı sürdükten beş dakika sonra bol suyla durulayın, silerek kurulayın veya kuru temizlemecinizin tavsiyesini alın. Benzol maddesi ve türlerini kullanabilirsiniz. Ancak bu işlem yapılırken yeterli havalandırmayı sağlayın, sigara ve ateşten uzak tutun.
Sakız: Bölgeyi içinde buz olan naylonla soğutun, sakızı ve mumu bir alet yardımıyla kazıyın veya Kuru temizlemecinizin tavsiyesini alın. Benzol maddesi ve türevlerini kullanın. Bu işlem yapılırken yeterli havalandırmayı sağlayın, ortamı sigara ve ateşten uzak tutun. Bir bardak ılık suya, bir çay kaşığı renksiz bulaşık deterjanı karıştırın ve uygulayın.
Mutfakdaki istenmeyen kokulardan kurtulmak
Soğan kokusunu ellerinizden çıkarmak için, evvelden haşladığınız patatesi mutfaktaki işiniz bitince elinize sürerek beş dakika kadar ovabilirsiniz.
Kaz, ördek ve av hayvanlarının eti ağır kokulu olanların, bu kokularını gidermek için unla ovalamak ve yarım saat kadar unun içinde bırakmak lazımdır. Av etinin hangisi olursa olsun fırında pişirmeden önce evvela haşlamalı, sonra soğan suyu, tuz, biber, arzu edilen baharatı karıştırıp, haşlanmış etin etrafına sürmeli, en son olarak da yumurta sarısını yoğurtla karıştırıp eti bu karışıma bulayıp, yağlanmış tepsiye koyup fırına sürmelidir.
Uzunca bir süre kullanılmayan eski çaydanlıklar, zamanla pek de hoş olmayan bir koku edinirler. Bunu önlemek için en kolayı, içine bir parça kesme şeker koymaktır.
Karnabaharın haşlama suyuna bir miktar süt katarsanız kar gibi beyaz olduğunu, hem de kötü kokmadığını farkedeceksiniz.
Kereviz pişirirken kokusunu almak için içine biraz lahana turşusu koyun. Turşu, kerevizin kokusunu alacaktır.
Lahananın pişerken pek de hoş olmayan bir kokusu vardır. Bunu önlemek için, lahanayı pişireceğiniz tencerenin içine, biraz ekmek içi koymak yeterlidir. Yemeğe karışmaması için, ekmek içlerini küçük, temiz bir torba içinde koymanız, sonra alıp atmanız da size büyük kolaylık sağlayacaktır.
Ellerdeki sarımsak kokusunu çıkarmak için avucunuza biraz tuz alıp, hafifçe nemlendirdikten sonra iyice ovalayın. Sabunla da iyice yıkarsanız sarımsak kokusunun çıkmış olduğunu göreceksiniz. Hatta soğan ve balık kokusunun da.
Soğan soymaya başlamadan önce parmaklarınızı sirkeye batırırsanız, soğan kokusunun elinize bulaşmadığını göreceksiniz.
Balık kokusunu tabaklardan, çatallardan, bıçaklardan çıkarmak hiç kolay olmaz.Balık kokusunu çıkarmak için yıkama suyunun içine bolca kahve telvesi atın. Telve balık kokusunu emecektir. Sonra bildiğiniz gibi bolca suyla durulayın.
Evin güzel kokması için
Kullandığınız yumuşatacıyı yarı yarıya sulandırarak tabacalı bir püskürtme kutusunu koyarak her daim evinizin güzel koklamasını sağlayabilir ve oda farfümlerine verilen parayı azaltmış olursunuz.
Yağlı şişleri temizleme yöntemi
Yağlı şişeleri temizlemek için önce yıkamak gerekir. Sonra durulanan şişenin içine sodalı su koyarak sallamaya başlanır. Beş dakika kadar , sallanan şişe çalkalanıp bu sefer içine kahve telvesi ilave edilir. Bir sürede bu şekilde sallanan şişe kısa zaman sonra yağlardan tamamen temizlenmiş duruma gelecektir...
24 Nisan 2009 Cuma
Klimaların Bakımı, Klimalar Yüzünden Zehirlenmeyin !
Yaz mevsimini karşılamaya hazırlanırken, ev ve iş yerlerindeki soğutma sistemlerinin bakımlarının yapılması hayati önem taşıyor.
Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Levent Cem Mutlu, yaz sezonunu karşılama hazırlıklarının yapıldığı günlerde, ev ve iş yerlerinde bulunan klimalardaki ‘ölümcül bakteri’ riskine dikkati çekti.
Hem yaz, hem de kış aylarında kullanılan klimaların bakımlarının düzenli olarak yapılması gerektiğini belirten Mutlu, klimaların soğutma sisteminin içinde biriken küf mantarları ile tozların ani ve kronik alerjik hastalıkları ortaya çıkarabildiğini söyledi.
Bakımı yapılmamış klimaların kullanıldığı ortamda bu bakterilere maruz kalanlarda, alerjik nezle, astım, ani veya sinsi alerjik zatürre gibi vakaların görülebildiğini ifade eden Mutlu, ”bu, uygun olmayan havanın solunmasından kaynaklanan hastalıklar, karşımıza gribal enfeksiyon benzeri ateş, baş ve kas ağrıları ile halsizlik gibi yakınmalarla çıkabilir” dedi.
‘Lejyoner hastalığı’ olarak bilinen akciğer enfeksiyonunun da, bakımı yapılmayan klimalardan kaynaklandığını ifade eden Mutlu, ”bakterinin neden olduğu bir tür akciğer iltihaplanması anlamına gelen Lejyoner, tedavi edilmediğinde ‘ölümcül bir hastalık’ olarak karşımıza çıkmaktadır” diye konuştu.Klima ile soğutulan veya ısıtılan ortamlarda uzun süreli kalan kişilerin, hastalık yapan bakteri ve enfeksiyonlara yakalanma riskinin de yüksek olduğunu anlatan Mutlu, hastalığın, sıklıkla zatürre ile karıştırıldığı için kolay teşhis edilemediğini kaydetti.
Klimaların, sürekli ve düzenli olarak bakımlarının yapılması ve hava filtrelerinin değiştirilmesi gerektiğini aktaran Mutlu, sigara tiryakiliği ve alkol bağımlılığının da bu hastalığın tetikleyicisi olduğunu sözlerine ekledi.
14 Nisan 2009 Salı
Kızartma Yağının Bilinmeyen Zararı !
Yağlık bitkilerden elde edilen kızartma yağlarının kullanıldıktan sonra lavaboya dökülmesi halinde 1 litre yağ 1 milyon metreküp suyu kirletiyor.
Doğal Hayatı Koruma Derneği’nin (WWF) resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre, kızartmalarda kullanıldıktan sonra lavaboya dökülen bitkisel yağların müthiş bir su kirlenmesine yol açtığı ve sadece 1 litresinin 1 milyon metreküp suyu kirletebildiği açıklandı. Evsel atık nedeniyle oluşan su kirliliğinin yüzde 25′ini bitkisel atık yağların oluşturduğu, sudan hafif olduğu için su yüzeyinde kalan bitkisel yağların havadan suya oksijen transferini engellediği, bunun deniz canlılarının yaşamını olumsuz etkilediği kaydedildi. Bu kirlenmenin 20 yıl içinde deniz, akarsu ve göllerdeki yaşama büyük zararlar vereceği bildirildi.
Türkiye’de her yıl yaklaşık 1 milyon 650 bin ton civarında bitkisel yağ üretimi gerçekleştiği ve bunun 350 bin tonunun bitkisel atık yağ olarak geri döndüğü belirtilen açıklamada, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın kurduğu ekiplerle bu yağları topladığı, sabun ya da bio-dizel olarak tekrar ekonomiye kazandırdığı hatırlatıldı. Özellikle lokanta ve fast-food türü işletmelerin atık yağ oluşturmada önemli rol oynadığı, bazı işletmelerin bu yağları tekrar kullanarak kanser hastalığına davetiye çıkardığı ya da
lavaboya dökerek su kirliliğine neden olduğu belirtildi. 350 bin tonluk atık yağın bio-dizel olarak tekrar kazandırılması halinde Türkiye’nin 1 milyar dolarlık bir kazanca kavuşacağı, vatandaşların WWF ya da İl Çevre ve Orman Müdürlükleri’ni araması halinde evlerinde ya da işyerlerinde biriken bu yağların ekiplerce toplanacağı açıklandı.


