26 Ağustos 2009 Çarşamba

Sıradışı konuşmak,Konuşabilmek,Ama nasıl ?

Sıradışı konuşmak,Konuşabilmek,Ama nasıl ?

Hayatımız boyunca en çok yaptığımız ama üzerinde çok az çalıştığımız konu nedir? Konuşmak! İnsan dünyaya geldiğinden itibaren ilk birkaç yaşından itibaren konuşur, dilsel iletişim kurar. Anne babayla iletişim kurmadan alışverişe, arkadaşlık yapmadan okulda ödev sunmaya kadar sayısız yerde konuşuruz. Bir insanın konuşmadan geçirdiği gün yoktur, neredeyse. Türk insanı ise konuşmayı yazmaktan çok sever. Ülkemizde satılan bilgisayar sayısı birkaç milyon kalırken, satılan cep telefonu sayısının on milyonlarca olması bu durumun açık bir delili kabul edilebilir. Konuşmayı bu kadar çok sevmemize rağmen, düşüncelerimizi etkili bir şekilde karşımızdakine iletme konusunda okulda özel bir yöntem öğretmezler, çok azımız da böyle bir yöntem arar.

“Beni bir tek sen anladın, sen de yanlış anladın.”

Bu kadar çok konuşmamıza rağmen birbirimizi anlamamamız da ilginç bir sonuçtur. İletişim kuramıyoruz, çünkü ne mesaj verme konusunda, ne de başkalarının ne şekilde algıladığı konusunda çok fazla bilgi sahibi değiliz (sahip olanları bu genellemeden ayrı tutarım). Aşağıdaki fıkra yanlış anlamanın iyi bir örneğidir.

Fred’in Son Notu

Yaşlı Fred, ölümcül bir hastalığa yakalanmış ve hastaneye kaldırılmış. Aile dindar; papazı da kendilerine eşlik etmesi ve gereği halinde görevini yapması için yanlarında götürmüşler. Papaz ve aile efradı yatağın etrafında beklerken, Fred’in durumu aniden kötüleşmiş. Yatağından doğrularak, el kol işaretleri ile bir şeyler anlatmaya çalışmış…

Papaz, bakmış ki adam konuşamıyor, bir kâğıt-kalem uzatmış gayet anlayışlı bir şekilde. Fred, titreyen elleriyle hızlı hızlı bir şeyler yazıp kâğıdı papaza uzatmış. Papaz, böyle acılı bir anda yazılanları okumanın doğru olmayacağını düşünerek, kâğıdı cebine sokmuş. Fred, yaklaşık bir dakika sonra ölmüş.

Fred’in cenazesi sırasında kâğıdı hatırlamış. Gömüldükten sonra, Aziz Peder, ileri çıkarak “Sevgili Fred, ölmeden hemen önce benden kağıt-kalem istemiş ve bir şeyler yazmıştı. Zamanı uygun olmadığı için o anda bakamadım. Şimdi hepinizin önünde bu notu okumak istiyorum.” demiş ve cebinden kâğıdı çıkararak yüksek sesle okumuş:

- Lütfen bir adım yana çekil, oksijen hortumuma basıyorsun.

Papazın, Fred’i anlamamasının nedeni kafasındaki genelleme. Kafamızdaki genellemeler insanları dinlesek de anlamamıza engel oluyor.

Yazan : Melih ARAT

Paylaş

0 Yorum:

Yorum Gönder