27 Aralık 2009 Pazar

Renk değişimi ile zamanı anlatabilen saat

Renk değişimi ile zamanı anlatabilen saat

Forum avatarları, çok güzel avatarlar

Forum avatarları, çok güzel avatarlar






avatar,avatarlar,forum avatarları,güzel avatarlar,yeni avatarlar,avatar çeşitleri,güzel avatar,avatar arşivi,avatarlar,avatar resimleri,yepyeni avatarlar

26 Aralık 2009 Cumartesi

Ofiste kilonuzu koruyabilmeniz için yapmanız gerekenler

Ofiste kilonuzu koruyabilmeniz için yapmanız gerekenler

http://www.askimtr.biz/yemek/yemek.jpg

Zamanı belli olmayan yemek molaları, dengesiz mesai saatleri ve yorucu, uzun çalışma koşulları nedeni ile ofiste dengeli beslenmek oldukça zahmetli olabiliyor.

Günlük hareketlerimizin azalması ve masa başı çalışma koşulları kilo almamıza ve vücut yağımızın artmasına neden oluyor. Oysaki vücudumuzu korumanın birinci yolu yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlamamızdan geçiyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Müge Aksu, iş yerindeki uzun mesai saatleri nedeniyle iş performansının da etkilendiğini belirterek, bu konuda çeşitli önerilerde bulundu:

1. Kahvaltıyı atlayıp, yağ ve kaloriyi artırmayın!

Şehirleşme ile birlikte, sabah erken kalkıp işe yetişme telaşı içinde atlanan kahvaltı güne enerjisiz başlanmasına neden oluyor. Kahvaltı yapılsa da kalitesi kötü, kalori ve yağ oranı yüksek poğaça, açma, simit gibi kolayca ulaşılabilen besinlerin tercih edilmesi kilo dengesinin korunmasını zorlaştırıyor. Ancak kahvaltı, güne daha zinde ve sağlıklı başlanmasına, hayat akışına uyum sağlamaya ve performansın artarak, daha enerjik olunmasına katkıda bulunuyor.

2. Şekerdeki dengesizlik yeme nöbeti yaratıyor


Kan şekerindeki dengesizlik, iştah kontrolünde problem yaratıyor. Kan şekerini düzenlemek, kişinin kendine hakim olmasını da kolaylaştırıyor. Kan şekeri dengesinin bozulması yeme nöbetlerinin gelişmesine, kontrolsüz yeme davranışının başlamasına neden oluyor. Öğün atlamak bu açıdan tüm dengeleri altüst ediyor. Kan şekeri düşüp, açlık başladığında beyinsel fonksiyonlarda da azalma görülüyor. Konsantrasyon bozuluyor ve zihinsel beceriler yavaşlıyor. Bu nedenle 2,5 – 3 saatlik aralarla beslenmek, öğün aralarının 5 saati aşmamasına özen göstermek gerekiyor. Ara öğünler için meyve, kepekli bisküvi, küçük kepekli bir sandviç veya tost, kuru meyveler, kontrollü miktarda fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, meyveli veya probiyotik yoğurtlar, süt, salep ve ayran tercih edilebilir.

3. Posasız beslenme kan yağlarını yükseltiyor


Posa–lif tüketimi tokluk süresini artırırken, sürekli oturulduğu için gelişebilecek olan kabızlık problemini de en aza indirmeye yardımcı oluyor. Posasız beslenme hem vücut hem de kan yağlarının artmasına yol açıyor. Gün içinde tüketilen sebze–meyve miktarını artırmaya, haftada 2-3 kere baklagil yemeye, beyaz ekmek yerine esmer ekmek, pirinç yerine bulgur tüketmeye özen göstererek, alınan posalı besin miktarının çoğaltılması gerekiyor.
4. Fazla çay ve kahve su isteğini azaltıyor

Özellikle masa başı çalışırken sıkıldıkça içilen ya da konuklara ikram ederken eşlik etmek için içilen çay, kahve ve gazlı içecekler su içme isteğini azaltıyor. Diüretik etki göstererek vücudun su dengesini bozuyor. Su seviyesinin azalması ile yorgunluk, baş ağrısı ve dikkat problemi yaşanıyor. Bitki çayları, süt, ayran, taze sıkılmış meyve suyu, maden suyu miktarları çok artırılmamak şartı ile tercih edilebilir. Kahve veya çay tüketmek istendiğinde tam süt ile yapılan kahve, limonlu soğuk çay veya yeşil çay içilebilir.

5. Haftada bir gün sütlü tatlıya izin var…


Ofisteki doğum günü partileri, özel davetler, konukların getirdiği tatlı, yaş pasta gibi ağır abur cuburlar da günlük aldığımız boş kalori miktarını artırıyor. Tatlı yiyecekler çok istendiğinde, meyve tatlısı veya sütlü tatlılar ara öğün olarak haftada bir defa tüketilebilir.

Ofis içi egzersizle enerjinizi arttırın!


Ofis içi egzersiz, kemik yoğunluğunun korunması açısından önem taşıyor. Böylece metabolizma hızı artıyor ve dinç, dinamik vücut sayesinde verimli çalışma sağlanıyor. Yemeğe giderken yürümek veya yemek sonrası kısa mesafeli yürüyüşler yapmak, ofis içinde asansör yerine merdiveni tercih etmek bile harcanan enerjiyi artırıyor. Orta şiddette haftada 150 dakika yürümek öneriliyor. Sağlıklı bir bireyin gün içinde 10 bin adım atması gerekiyor. Ofiste her saat başında iki defa yapılan esneklik egzersizleri de idealdir.

Niçin erkekler kadınlara bağlanırlar ?

Niçin erkekler kadınlara bağlanırlar ?

İlişkiler de çoğu zaman iletişimde kopukluklar yaşanır, anlatmak ve anlamakta zorluklar sebebiyle olumsuzluklar gelişir ve istenmeyen sonuçlar oluşur. Öncelikle karşı tarafı anlamaya çalışmalı, sizin de ne istediğinizi doğru ifadelerle anlatmaya çalışmanız gerekir. Özel hayat doğru idare edilmeli, emek verilmeli, istekler ve ihtiyaçlar belirlenip anlamaya çaba gösterilmeli. Herkes yaşamında sevgiye ve sıcak bağlılığa ihtiyaç duyar, sahip olmak çok zor değildir. Gerektiği gibi doğru adımlar atıldığında siz de ihtiyacınız olan sevgiyi ve bağlılığı kazanabilirsiniz.
İkili ilişkilerde genelde kişiler kendi istek ve ihtiyaçlarını karşı tarafa söylemezler. Partneriniz ya da iletişimde olduğunuz kişinin ne düşündüğünü anlayabiliyorsanız aklınızda karışıklık oluşmaz ve dengeyi sağlayabilirsiniz.



Erkeğiniz sizi neden sevmeli ve neden bağlanmalı? Sevgisini göstermiyorsa şüpheler oluşur. Bir çok kişiye sorulsa “beni sevse anlardım” diyebilir. Üstelik insanlar genelde karşılarındaki kişinin aklından geçeni tam olarak anlayamıyor, belki de anlamak için yeterli çabayı göstermiyor… Bu sebeple değilmidir kadınlar için söylenen “kadınlar anlaşılmaz” ya da erkekler için söylenen “hiç bir zaman ne düşündüğü tam olarak bilinemez” söylemleri…
Hayal kırıklığı yaşamayı istemiyorsanız ya da sevgi konusunda tereddütler yaşıyorsanız kadinlarsitesi.com olarak sizler için hazırladığımız bu yazımızı okumanızı tavsiye ediyoruz.
Bir çok kişi kendi ideallerine, karşısındaki kişide bulmaya çalışarak ulaşmak ister. Sonuçta ise karşı tarafın beklentileri ve ihtiyaçları göz ardı edilir ve hayal kırıklıkları yaşanır. Erkekler; çok yakın arkadaş olabildikleri, mükemmel aşık aynı zamanda güvenebilecekleri sadık bir eş arayışındadırlar. Bunları bulabildikleri kadına da bağlanırlar.
Genelde kadınların, güven duyabildikleri ve aynı duyguları paylaşabildikleri arkadaşlıklara ihtiyaç duydukları düşünülür. Oysa ki erkekler de aynı değerlere önem verirler. Uzun soluklu ilişkiler arkadaşlık ile başlar ve zaman içerisinde elde edilen duygu birikimleriyle güçlenir. Bu yüzden ilişkiniz de partnerinizle sohbet etmeye önem vermelisiniz. Sohbet edemediğiniz, hiç bir paylaşımınız olmayan birisiyle evlenmeyi düşünmemek daha doğru olacaktır.
“Bir kadınla erkeğin kalitesini kavga anlarında anlarsınız” demiş Goethe. Bir diğer söz de “hayatınıza kattığınız kadınlar taraçalarınızdır, her seferinde manzaranızı zenginleştirir ve özelleştirir. Annenizle başlayan ve sizi büyüten büyüleyen kadınlar” diyerek dökülüyor Can Dündar’ın kaleminden.
Aslına bakarsanız erkekler de büyür ve büyütürler. Öyleyse taraçalardaki çiçeklere ne zaman ne kadar su verileceği bilinirse, Babil’in Asma Bahçeleri’nden çok daha güzel bahçelere sahip olnması mümkündür.
Kadın ve erkeğin ait olma ihtiyacı… ilişkide körüklenen duygular ile oluşan tatlı telaşlar, karşılıklı tatmin eden ilişki çiftleri cinsel olarak da güçlü kılar ve güveni sağlamlaştırır. Arkadaşlarınızla birlikteyken objektif olabiliyorsanız aynı şekilde onunla birlikteyken de özen göstermeye çalışmalısınız. Aşkta onun yaşam amacı olmanızı engelleyen neler olabilir? Sizi özlemesini istiyorsanız bunun için gerekçeleri nelerdir? Sizi neden seçmeli?
Eğer bir film izlerken aynı yerde onunla aynı duyguları hissedip de espriyi yakalayabiliyorsanız, ilişkiniz rayında devam ediyordur. Yoğun geçen bir gün sonunda zekice ve hoş espriler ile hayatınızı keyiflendiren bir eşe sahip olmak sanıyoruz herkesin hayalidir.
Öfke kontrolünde başarılı olabiliyor musunuz? Her türlü ilişkiyi yıpratan bu öfke patlamaları, duygusal iniş çıkış kontrolsüzlüğüdür. Siz de kendinizdeki olumsuz yönleri görmeye çalışıp düzeltme yolunda çaba gösterebilmelisiniz.
Dış görünüş her ilişkide her daim önemlidir. İlk zamanlar ilgisini çekebilmek için gösterilen bakım çabaları aynı şekilde devam etmelidir. İlişki rayında gidiyorken de kendinize aynı özeni belki yenilikler düşünülerek daha fazla göstermelisiniz. Monotonluk sıkıntı verir ve tehlikeli olabilir.
Genelde erkeklerin aklı karışıktır. Bazen düşündükleriyle söyledikleri farklı olabilir, bunun karşılığında kadınlardan düşündüklerinin anlaşılmasını bekler hatta isterler. “Seninle aynı dili konuşmuyoruz” gibi çıkışları da oluyordur, sözlerindeki ince ayrıntıların anlaşılmasını beklerken. Zaten tüm insanlarca söylenen her söz doğru ifadelerle anlatılsa ve doğru algılansaydı dünyada sorun olmazdı. Bunun sebebi ise herkesin beyninin algılamasının farklı oluşudur. Bir erkek ilk evliliği olumsuzluklarla geçmiş ve ayrılıklarla sonuçlanmış ise sonraki birlikteliğinde zamana ihtiyaç duyabilir. Ters ve aksi olduğunu düşünebilirsiniz, öyleyse duygulardan emin olmaya çabalıyor olabilir, güven duymakta zorlanabilir. Kimse baskı ile karşılaşmak istemez, baskı uzaklaştırır. Erkekleri sıkıntıya sürüklememek ara sıra mesafeli davranmak duygularından emin olması ve sizin de bunu görebilmeniz için iyi bir fırsat olacaktır. Mesafeli olduğunuzda erkek kendini özgür hissedecektir ve bu süreçte gelirse sizindir, gelmiyorsa zaten hiç sizin olmamıştır...

Dünyanın yönetimi kadınlardamı olmalı ?

Dünyanın yönetimi kadınlardamı olmalı ?



Yaşam Koçu ve İlişki Terapisti Yeşim Duru, biz kadınların günümüz toplumunda etkin yer almasında eğitimin önemini vurguluyor ve tüm kadınlara sesleniyor.
Hepimiz bu sohbeti hayatımızda bir kere bile olsa yapmışızdır ya da en azından yapıldığına şahit olmuşuzdur sanırım.

Dünyayı kadınlar yönetseydi ne olurdu? Bu sohbete denk geldiğimde duyduğum yorumlar genelde çok benzer ve genelde dünyayı kadınların yönetmesi durumunda hiç savaş olmayacağı, daha barışçıl bir dünyada yaşayacağımız, daha temiz, daha az suçun işleneceği vb. bir dünya olacağı yönünde.

Bir düşünelim hep birlikte... Sanırım daha az suç işlenirdi. En azından kadınlara yönelik suçlar azalırdı. ******* ve taciz suçlularına direkt idam veya kısırlaştırma cezası verileceğinden, tahrik vb. unsurlar asla göz önüne alınmayacağından muhtemelen cezalar daha fazla caydırıcı olur ve suç oranı azalırdı.
Özellikle kadına yönelik şiddet suçunda da aynı sebep-sonuç ilişkisinin geçerli olacağını düşünüyorum.

Yere tükürmek, çöp atmak, trafik kurallarını ihlal etmek gibi davranışlar da daha ağır cezalandırılacağından muhtemelen daha temiz ve daha az gürültülü bir toplumda yaşıyor olurduk.

İş savaşa gelince... Sizce savaşlar azalır mıydı?
Biz kadınların mantık ağını bile duygusal dürtülerimizle kurduğumuzu ve olumsuz duygularımızı sürekli deşarj etme ihtiyacımızı düşünürsek, savaşlar gerçekten azalır mıydı?
Örneğin kadın cumhurbaşkanımızın amerikan başkanını ziyaret etmek için haber gönderdiğini ve amerikan başkanının da yoğun programından dolayı kabul edemediğini düşünelim. Kadın cumhurbaşkanımızın aklından geçecekleri tahmin edebiliriz herhalde: “Ne kadar yoğun olursa olsun, istese bir yarım saatini de olsa ayırabilirdi bana. Benimle görüşmek istemiyor, demek ki benden haz etmiyor.” Bu düşünceleri sezen kadın cumhurbaşkanımızın yanındaki kadın danışmanların cevabı da belli: “Çok haklısınız sayın cumhurbaşkanım, o bize gelmek istediği zaman biz de onu kabul etmeyelim. Sizi arayıp özür dilemedikçe de bir daha aramayalım. Hatta siyasi ve ticari işbirliklerimizde sorun çıkartalım ki aklı başına gelsin, burnu sürtsün biraz”.

Bu tepkilerin yönlendirildiği karşı ülke başkanı da kadın olacağı için devamında gelecek tepkiler de belli tabii; “Bugüne kadar ben onun için neler yaptım, ne kadar iyi niyet gösterdim... Bir kere kabul edemedim diye bana yaptıklarına bak!”.

Gerginlik iyice artar ve gergin her kadın tehlikeli derecede yıkıcı olur. Kadınların gazabından korkulur.

Elbette tabloyu egzejere ettim ve bu yorum işin şakası. Şirketleri, ülkeleri ve hatta tüm dünyayı kadınların yönetmesine karşı değilim ve hatta birçok avantajı olacağından da eminim. Ancak dünyayı kadınlar yönettiğinde her şeyin güllük gülistanlık olacağına da inanmıyorum. Yine savaşlar, kötülükler olacak, her yer çiçeklerle bezeli olmayacak.

Kadın ya da erkek hiç fark etmez, yetkin insanların yönetimde olması işin en doğrusu. Ancak yönetimde kadınlara daha çok yer açılmasını, erkek egemen bu dünyada sesimize daha çok kulak verilmesini istiyoruz elbette.
Bugün birçok firma şirket yönetimlerinde kadınlara yer vermeyi, kadınların sezgilerini ve mantıklarını duygusallıkla harmanlamasının daha efektif sonuçlar doğurduğunu keşfetmiş durumda. Ülkeler söz konusu olduğunda bu niye geçerli olmasın?

Hayatın her alanında geçerli bir kural var; HAKLAR VERİLMEZ; ALINIR.
Biz kadınlara çok iş düşüyor. Kendimizi geliştirmek, eğitmek ve her daim yenilenmek. Eğitim hakkı tanınmayan, rızası sorulmadan evlendirilen, karar vermeden çocuk sahibi olunan yıllardan bu yana, en azından büyük şehirler için geçerli kadın devriminde daha yolumuz var. Yönetim hakkımızı almak da devrimimizin bir parçası. Hayat boyu eğitim almak kadar, eğitim alamayan kardeşlerimize yardım etmek de bunun önemli bir adımı.

Hepimizin yapabileceği bir şey mutlaka var. Maddi ya da manevi okumasına yardım edeceğimiz bir çocuk, özellikle eğitim hakkı tanınmayan bir kız çocuğuna uzanan elimiz, onun hayatını değiştirebilir ve kim bilir, belki de ileride ülkemizi yönetir.
Yardımınıza ihtiyacı olan birini mutlaka tanıyorsunuzdur.

Sevgiler

Yeşim Varol Şen

24 Aralık 2009 Perşembe

Evde yapılan kolay egzersiz yöntemleri

Evde yapılan kolay egzersiz yöntemleri

Ev kadınları evde çok hareketlidirlerve egzersiz yapmaya vakitlerinin olmadığını savunurlar. Oysaki yalnızca ev işleri yapmak egzersizin yerini tutmuyor. Üstelik gelişen çağda neredeyse insanlar hareketsiz bir yaşama doğru itiliyor. Egzersizin ne kadar önemli olduğu da bilindiğine göre evde bulduğunuz her fırsatı değerlendirebileceğiniz ve daha fazla hareket etmenizi sağlayacak küçük önerilerimizi dikkate almalısınız. Neler yapabilirsiniz, buyrun birlikte inceleyelim:

1. Televizyon kanalını değiştirin

Bu hareketin size bir şey kazanmdırmayacağını düşünebilirsiniz. Yalnız araştırmalar gösteriyor ki televizyon kumandası kullanmak yerine, koltuğunuzdan kalkıp kanal değiştirirseniz ve bu hareketle odada bir dakika süreyle yürürseniz, bir senede 2.2 kilo verme şansınız var. Teknolojinin kolaylıklarından vazgeçmek çok da zor değildir. Kumandayı saklayın ya da birinden bunu yapmasını isteyin!

ev-egzersiz

2. Ev işi yapın

Ev işleriyle uğraşarak en az bir saat aerobik yapmış kadar kalori yakıldığı pek bilinmez. Silin, süpürün, cam silin. Ne kadar hızlı hareket edersiniz, o kadar kalori yakarsınız. Bunlara rağmen karar veremediyseniz size şunu söyleyebiliriz: Yarım saat elektrik süpürgesiyle kararlı bir şekilde süpürmek on dakika jogging yapmak yerine geçebilir!

3. Reklam molalarını değerlendirin

Televizyon izlerken filmin ya da dizinin en heyecanlı yerinde reklam başladığında herkesde bir öfke oluşur ya siz bu fırsatı kendiniz için faydalı olacak şekilde değerlendirebilirsiniz. Reklamların sıklığını göz önünde bulundurursak, bir akşamda en az yirmi defa yerinizden kalkıp oturacaksınız. Buna bir de bacak kaldırma egzersizini eklendiğinde sizi televizyon izlerken de mükemmel bir forma kavuşturacak bir egzersiz seti!

4. Yatakta kalın

Sabahları uyanır uyanmaz yataktan fırlamak yerine beş dakika daha yatakta kalarak gününüzü daha enerjik geçirmenizi sağlayacak bir egzersiz seti! Yan ve dümdüz duracak şekilde yatın ve üstteki bacağınızı on-onbeş defa havaya kaldırıp indirin. Bacak değiştirin. Sonra sırtüstü uzanın, bel boşluğunuza bir yastık yerleştirin ve her bacağınızı on santim havaya kaldırıp onbeşer saniye bu şekilde tutun. Egzersiz sırasında karın kaslarınızı da gergin tutarsanız, hem bacak hem karın kaslarınızı çalıştırmış olursunuz.

5. Vücudunuzu fırçalayın

Vücudunuzu fırçalamak teninizi sırf ölü derilerden temizleyip arındırmakla kalmaz aynı zamanda kan dolaşımını hızlandırır ve selülit oluşumunu engeller. Duşun altına geçmeden önce uzun saplı bir fırça ile vücudunuzu kararlı bir şekilde fırçalayın.

6. Bekleme vakitlerinizi değerlendirin

Banyo yapacaksınız, ama küvetin suyla dolmasını beklemeniz gerekiyor öyleyse suyun dolmasını beklerken vücudunuzu çalıştırabilirsiniz. Küvetin kenarına oturun, ellerinizle küvetin kenarlarından tutunun ve ellerinizden destek alarak kalçanızı on-onbeş defa havaya kaldırın. Banyo yerine duş almayı tercih ediyorsanız mutfakta egzersiz yapın. Yemek pişirirken dolu şişeler kullanarak kollarınızı güçlendirebilirsiniz. Ayakta durun, kalçalarınızı sıkı tutarak bacaklarınızı ayırın ve ellerinizdeki su şişelerini yirmi-otuz defa kaldırıp indirin...

23 Aralık 2009 Çarşamba

Form Çayları Kabızlığa Sebep Olabiliyor

Form Çayları Kabızlığa Sebep Olabiliyor

Çok eskilerde tedavi amaçlı çeşitli bitkiler ilaç yapımında, güzellik amaçlı ya da destek tedavilerde kullanılmış.

Günümüzde de halen şifa kaynağı bitkiler yoğun olarak kullanılmaktadır.

En fazla kullanılanlar ise; sinameki, ekinezya, papatya çeşitleri, gingko biloba, ginseng, melatonin, yosun hapları, efedra olarak sayılabilir.

Bunların arasında sindirim sorunları için kullanılan sinameki, kabızlık için kullanılmaktadır ancak vücuttan suyun atılmasını hızlandıran etkisi de vardır.

Bu anlamda kullanılan diüretik çaylar yani zayıflama çayları ya da form çayları barsaklardaki “mikrovillus” denilen tüylerin küçülerek düzleştirdiğinden kabızlığa sebep olur.

zayiflama1


Sinameki kontrolsüz olarak uzun süreli kullanıldığında, tüketilen besinlerin emilimini bozar ve kişi aldığı gıdalardan yararlanamaz.

Bir örnek vermek gerekirse; vücutta potasyum emilimi azalırsa kalp kaslarına olumsuz etkisiyle sorun oluşturacağından kalp hastalıklarını ortaya çıkarabilir...

22 Aralık 2009 Salı

Bebek patiğinin yapımı ve resimli ayrıntılı anlatımı

Bebek patiğinin yapımı ve resimli ayrıntılı anlatımı
BEBEK PATİĞİ YAPILIŞI :
54 ilmek başlayın 6 sıra haraşo örün.
Sonra 1 sıra 2 kes 1 artır 2 kes 1 artırın. Bu sıraya kurdele geçirin.
2 sıra daha haraşo örün.
22 ilmek haraşo sonra beyaz ipliğimi bağlayın 10 ilmek. 10 uncu ilmeğin yanındakiyle kesin.Geri dönün Son ilmeği yanındakiyle kesin. Orta hep 10 ilmek kalacak. Yanlardan azalma olacak.
Kenarlarda 13 ortada 10 ilmek kalınca tekrar pembe iplikle 2 sıra daha haraşo örülecek.
1 sıra daha ajur konacak. 2 kes 1 artırın.
4 sıra haraşo
4 sırada beyaz renkler haraşo örülüp kesilecek.