30 Eylül 2009 Çarşamba

Havuç Lekesi Nasıl Çıkar ?

Havuç Lekesi Nasıl Çıkar ?
https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgLHlhZVuXyPSyZ18gWSPoza9Zvk_5yKmOg_jG7Hk_Yubipx4WRZFG4Crb-ZMNyfl1McToQEwgBDFzIhmCLFsirkms1UPe8O5DtUC50R7q7fQEGDRCdxI9nHO7t628QUNto_aFWVLyzy_c/s400/havuc3.jpg
Kıyafeti Yıkadıkdan Sonra Bir Süre Güneşin Karşısına Koyduğunuz Zaman Kendiliğinden Çıkar.Denendi Sınandı :)

29 Eylül 2009 Salı

D&G 2010 Yaz Modasından Görüntüler




D&G 2010 Yaz Modasından Görüntüler
D&G 2010 Yaz yoleksiyonu Milan Moda Haftası’nda tanıtıldı. D&G’nin koleksiyonu kovboy kıyafetlerinden esinlenerek hazırlanmış. Kovboy çizmeleri, püsküller, jeanler, süet ve deri kıayfetler koleksiyonda dikkat çekenler parçalar arasında. Burberry defilesinde görmüş olduğumuz kemer detayları bu koleksiyonda da karşımıza çıktı.

Uzun Çizme Modası

Uzun Çizme Modası
Uzun çizmeler kış gelmeden kullanılmaya başladı...

Omuzlar Abartılımı Ne ?

Omuzlar Abartılımı Ne ?

27 Eylül 2009 Pazar

Google 11.Yaşına Bastı :)

Google 11.Yaşına Bastı :)
Google 11 yaşinda

1995 yılında Stanford'da doktora yapan iki öğrenci, Larry Page ve Sergey Brin, Google'ı 1998'in 7 Ekim gününde 25 milyon dolar yasal sermayeyle kurdu. Daha sonra 2001'de Eric Schmidt başkan ve CEO olarak Google'a katıldı ve günümze kadar böyle geldi.

Google, googol sözcüğünün üzerinde oynanmasıyla ortaya çıkmıştır. Edward Kasner adındaki ABD'li matematikçinin yeğeni Milton Sorotta tarafından üretilmiş olan "googol" sözcüğü, 1 ve onun ardından 100 sıfırın gelmesiyle oluşan sayıyı (10100) belirten matematiksel bir terimdir. Google'lamak İngilizce sözlükte yer alan bir terimdir.

Google'ın şu anda 20bin den fazla çalışanı vardır. Google yönetiminde bulunan kişilerin tamamını şu adresten görebilirsiniz.
İyiki Doğdun Google diyoruz (: Allah Analı Babalı Büyütsün :D:D

25 Eylül 2009 Cuma

Edirne örf,adet,gelenek ve görenekleri


Edirne örf,adet,gelenek ve görenekleri

ÖRF-ADET-GELENEK-GÖRENEKLERİ
Kırkpınar Efsanesi
"Kırkpınar Yağlı Güreşleri" ile ilgili birçok söylenti vardır. Bunlardan en yaygın olanı da şöyledir: Rumeli'nin fethi sırasında Orhan Gazi'nin kardeşi Süleyman Paşa 40 askeriyle Domuzhisarı Kalesi ile birlikte birkaç kaleyi de ele geçirir. Bu birlik geri dönerken, bugün Yunanistan sınırları içerisinde kalan Samona'daki molalarında güreşe tutuşurlar. Bunlardan ikisi yenişemez. Daha sonra iki güreşçi bir Hıdrellez gününde (6 Mayıs) yeniden güreşe tutuşurlar. Güreş sabah erkenden başlayıp gece yarısı iki güreşçinin ölümüne kadar sürer. Arkadaşları tarafından orada bulunan bir incir ağacının altına defnedilirler. Yıllar sonra arkadaşları aynı yere tekrar geldiklerinde iki pehlivan arkadaşlarının gömülü oldukları yerde temiz ve gür pınarların şırıl şırıl aktığını görürler. Bunun üzerine o yer "Kırkpınar" olarak adlandırılır ve böylece "Kırkpınar Yağlı Güreşleri" geleneği başlar.

Güreşlerin Yapıldığı Yer

Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı sonrasında Kırkpınar Yağlı Güreşleri, bugün Yunanistan sınırları içinde kalan Samona köyü civarında bulunan Kırkpınar Çayırı'ndan Edirne-Mustafa Paşa yolu üzerinde yer alan Virantekne mahalline taşınmıştır.

Cumhuriyetin ilanından sonra güreşler Edirne'nin Sarayiçi bölgesinde yapılmaktadır.

Güreşlerin yapıldığı Tarih
Her yıl genellikle Haziran ayının son haftası ile Temmuz ayının ilk haftasını kapsayan günlerde bir hafta süre ile düzenlenen Kırkpınar Etkinlikleri BU YIL 25 HAZİRAN - 1 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE düzenlenecektir. İlk dört günü çeşitli festival etkinlikleri ile geçen haftanın son üç günü (Cuma-Cumartesi-Pazar) yağlı güreş müsabakaları yapılmaktadır. Haftanın son günü (Pazar) başpehlivanlık güreşleri ve Kırkpınar ağalığının ihalesi yapılmaktadır.


YÖRESEL YEMEKLER:

Edirne'ye özgü yiyeceklerin başında tarhana, badem ezmesi, ciğer sarması, mamzama, akıtma, hardaliye ve satır kebabıdır.
YÖRESEL GİYİM:

Trakya ve Edirne halkının kendisine özgü bir kıyafeti ve giyim kültürü bulunmaktaydı öyle ki 1453 yılına kadar Osmanlı'ya başkentlik yapmış Edirne, İstanbul'un başkent olmasından sonra da bu önemini korumuş bu sayede Edirne halkı, sarayın da etkisi ile giyimine oldukça düşkündü. Edirne sarayı giyim ve kuşamda İstanbul saraylarını aratmayacak düzeydeydi ve şehir Osmanlı döneminin bir moda merkezi haline gelmişti.

Kadın Giyimi

Edirne giysilerinde, Edirne'ye özgü pembe renkli atlas kumaşlar kullanıldığı gibi, kadın giysilerinde, hama kumaşı, martin denilen bir nevi ipekli kumaşlarda kullanılmıştır.

Atlas; yüzü ipek, tersi pamuk, parlak yüzlü düz bir kumaş ve üzerinde işleme yapmaya elverişli bir kumaş türü olduğundan, üzeri altın ve gümüş tellerle işlenmiştir.

Edirne'de kadınlar; şalvar ve entarinin üzerinde kuşak ve kemer kullanılırdı. Dokuma kumaşlardan yapılmış kemerler kullanıldığı gibi, madeni kemerler de bele takılırdı.
Şalvarı bele bağlayan bütün kuşağa uçkur adı verilmektedir. Uçkur bağlandıktan sonra belden aşağı sarkıtılan uçkurun uçlarına, güzel işlemeler yapılırdı. Şalvarın üzerine, bürüncük adı verilen kumaştan yapılmış gömlekler giyilirdi. Bürüncük kumaşlar ipek ipliği ile pamuk ipliği de kullanılarak dokunmuştur.

Kadınlar, başlarına kenarları iğne oyası, mekik, tığ ve boncuk oyaları ile süslenmiş grep veya yemeni bağlarlardı. Zengin hanımlarda başlarına iğne oyası ile süslenmiş hotoz tabir edilen serpuşu giyerlerdi.

Edirne kadınında mücevher giysiyi tamamlayan vazgeçilmez bir unsurdur. Edirne sarayında ve konaklarındaki kadınlar, zümrüt, yakut, elmas, akik, mercan, yeşim, inci gibi değerli taşları kullanırken, köylerde ise altın ve gümüş küpe, bilezik, gerdanlık, yüzük takıyorlardı. Köy kadınları altınları genellikle kurdele üzerine dizerek boyunlarına takmakta, nazarlık ve muska gibi süs özelliği taşıyan eşyalar da kullanmaktaydılar.

Osmanlılar döneminde Edirne'de yaşayan kadınlar, sokağa çıktıklarında koyu renkli ipek veya çuha kumaştan yapılmış ferace, yeldirme veya çarşaf giyerler; sadece gözleri açıkta kalacak şekilde yüzlerini tülle örterlerdi.

Günümüzde de kırsal kesimde yaşayan kadınlar arasında çarşaf, ferace ve şalvar giyilmeye devam edilmektedir.

Kadınlar ayaklarına evde ve sokakta yün ve pamuktan yapılmış çoraplar giyerlerdi. Köylerde, elde beş şişle örülen köylü çorapları çeşitli renklerden yapılmış motiflerden oluşmaktaydı. Edirne sarayında ve varlıklı ailelerde, ayaklara mercan terlik, deriden yapılmış kısa ve uzun konçlu çizme, sedef kakmalı nalınlar giyilirdi. Halk arasında ise, keçe, çizme, çarık, dolak sade nalınlar ve yemeniler giyilmekteydi.

Erkek Giyimi

Erkekler ise ayaklarına tulumbacı yemeni veya ökçeli, altı kalın köseleli, çivili yemeni adı verilen arkaları basık ayakkabılar giyerlerdi. Burun kısmı sivri kesilen deriden yapılan, topuk ve yan kısımlarına ip geçirilerek ayak gibi şekil verilen çarık, köylü halk arasında giyilirdi. Çarık, cumhuriyet döneminde de bir süre daha çobanlar tarafından keçeden yapılmış, kebe ile birlikte giyilmiştir.

Erkek giyiminde; bele kuşak takılarak, potur ve ağlı şalvar giyilmiştir. Üzerine, camadan, fermene, kolsuz camadan, kavuşturmalı yelek, mintan, salto giyilir, başı örtmek için fes kullanılırdı.

Potur, Karapınar biçimi, Rusçuk biçimi, Tek gözlü potur ve kulaklı potur olmak üzere dört çeşittir.

Karapınar biçimi potur: Ağı olan poturdur.

Rusçuk biçimi potur: Ağı çalık ve dar olan poturdur. Bu poturların ayak bilekleri ve cepleri kaytanlı ve çiçek işlemelidir. Cepler ve diğer aksam kaytanlıdır. Kaytan işlemeler müşterinin arzusuna göre beş sıradan dokuz sıraya kadar dikilirdi.

Kulaklı potur: Bu tabirden amaç, paça çiçek işlemeli ve kulak şeklinde olup bu kulaklar ayağa giyilen ayakkabıların üzerini örter şekildedir. Poturların dikiş yerleri umumiyetle kaytanlıdır. Kaytanın en makbulü, Bulgaristan'dan gelen bu kaytanı kullanırlardı. Poturlar, gri, lacivert, mavi bazen de siyah çuhadan dikilirdi.
Şalvar; üst kısmı bol ve büzgülü, paçaları ayrı ve genişçedir. Erkeklerin şalvarı kadınlarınkine göre daha dar ve sadedir. Şalvar, ağlı şalvar, yarım ağlı şalvar, elifli şalvar isimleriyle üç şekildedir. Şalvarların cep ve paça ağızları hafif kaytanlıdır. Şalvar üzerine düz ve harçsız salta giyilir.

Salta; kaytansız, kol ve yen ağızları yırtmaçlı ve açıktır. Bu kısmı kırmızı gezi denilen bir nevi astar kaplıdır. Bele, beyaz yapak kuşak, acem şalı veya ipekli Trablus kuşağı sarılır. Başa giyilen fesin üzerine ise cenber veya kefiye bağlanır.

Camadan (camedan); yakası kaytanlı ve çiçek işlemelidir. Kolları ve kolçakları (kolların dirsekleri) da yine çiçek işlemeli, kol ağızları açık gümüş veya sarı düğmeli olup, kol ağzından omuz başlarına kadar da gül işlemelidir. İşlemelerde iki tür çiçek kullanılmıştır. Birisi kesme çiçek, diğeri de selvi çiçektir. Bu elbiselerde dikiş ekleri kaytanla tutturulur ve diğerine o şekilde eklenirdi.
Kolsuz Camadan (camedan); kısa, kolsuz ön tarafı çapraz kavuşur gibi olan bir yelektir. Halk ve esnaf tarafından giyilirdi.

Fermene: Kolsuz, çuha veya abadan kesilirdi. Şekil olarak camadana benzer ancak ondan biraz daha uzundur. Kollu camadan üzerine giyilir, yelek şeklindedir. Bunun da üzeri çiçeklerle süslenmiştir, süslemelerde camadan da olduğu gibi kesme ve selvi çiçekleri kullanılmıştır. Süslemelerde kullanılan iplik, bükme ipek siyah ibrişimidir. Bunu giyen ler artık üzerine salto giymezlerdi.

Salto: Salto da çuhadan yapılmıştır, fermene gibi iki çeşit çiçek işlemelidir. Arkas ve kolları gül işlemeli, önlerin iki yanı ise selvi çiçek işlemelidir.

Cepken: Kolları takma ve iğretidir ve istenildiği zaman takılır, çıkartılır. Giyildiği zaman kolları giyilmez, iki tarafı omuz başlarından arkaya sarkar. Cepken giyenlerin poturlarının ağları boldur. Diz bağı tabir edilen püsküllü şeritlerin baldırların üzerine bağlanır. Püskülleri de yan tarafa sarkıtılır. Cepken ve potur giyenler beldeki kuşağın üzerine silahlık bağlarlardı.
Erkek giyiminde yağlıkların da ayrı bir yeri vardı. Yağlıklar sofra dışında çevre ve mendil gibi yalnız erkeklerce kullanılırdı. Yağlıkla çarşıdan alınanlar taşınır, file görevi görmediği zamanlar işlemeli kısmı kuşağın kıvrımından sarkıtılarak yürünürdü.


Saat köstekleri de kıyafeti tamamlayan unsurlardan birisidir. Edirne erkek kıyafetlerinde asmalı gümüş saat kösteği vardır. Bu köstekler iki çeşittir. Birisi tek ve kalın zincirdir, diğeri de 4-5 sıra gümüş zincirdir.
Esnaf halk arasında iş görürken önüne futa adı verilen önlük bağlardı.

HALK OYUNLARI VE FOLKLOR:

Edirne'de oyunlar genellikle bitişik ve ayrık olmak kaydıyla iki düzende oynanır. Edirne oyunları Trakya ve Balkan oyunlarının etkisi altında olmakla birlikte, kendine özgü bir tavır oluşturur.

Edirne yakın komşularının müzik ve oyun kültüründen de etkilenmiştir. Bu nedenle müzik ve oyun folklorunda kendine özgü bir renklilik gözlenir.

Edirne halk müziğinin tipik özelliklerinden olan "Mani Atışma" geleneği, çoğunlukla yöre kadınlarının iş ve eğlence ortamlarında çeşitli manilerin okunmasından doğar. Edirne'de halk müziği türlerinden en yaygın olanları "Karşılama" ve "Hora" havalarıdır.

Edirne'de kullanılan halk çalgıları arasında davul-zurna, dilli ve dilsiz kavallar, gayda(tulum), darbuka, def, zil ve bağlamalar bulunur.

Edirne oyunları Trakya ve Balkan oyunlarının etkisi altında olmakla birlikte, kendine özgü bir tavır oluşturur.

Edirne'de oyunlar genellikle bitişik ve ayrık olmak kaydıyla iki düzende oynanır. Çoğunlukla ayrık düzende oynananlar "Karşılama", bitişik düzende oynananlar "Hora" adıyla anılır.

NELERİ İLE ÜNLÜ:

Selimiye Camii, Rüstempaşa Kervansarayı, Kırkpınar Yağlı Güreşleri, Ayçiçeği-Pirinç ve Beyaz Peynir Üretimi, Uzunkö
prü
İL İSMİ NEREDEN GELİYOR?
Romalılar döneminde İmparator Hadrianus tarafından kurulduğu için şehir "Hadrianopolis" adını alır. Hadrianus'un şehri anlamına gelen bu sözcuk, sonradan değişimlere uğrayarak Edirne halini aldı.

24 Eylül 2009 Perşembe

Kıbrıs köftesi tarifi, Resimli Köfte


Kıbrıs köftesi tarifi, Resimli Köfte
MALZEMELER:
* Yarim kilo dana kiyma
* 3 tane iri patates
* 1 tane kuru sogan
* Bir avuc maydonoz
* Tuz,karabiber,kimyon
* 1 cay kasigi tarcin
Ben malzemeyi yari yariya azaltim fazla
olunca kaliyor o yüzden siz iki katini yapabilirsiniz !!

YAPILISI:
* Patatesleri rendenin en ince tarafi ile rendeleyin
ve suyunu elinizle bastirp cikartin ,suyu süsülsün yani

* Kiymanin icine tüm malzemeyi katip iyice yogrun
* Istediginiz sekilde sekiller verip bol sivi yagda kizartin
* Kizartirken catalla delinki ici iyi pissin
* Kagit havlunun üzerine alin
* Yaninada bol salata gelde yeme

23 Eylül 2009 Çarşamba

Örgüden bebek elbisesi yapmak

Örgüden bebek elbisesi yapmak

Bu model çok kolay hele ki tığ işni bilenler için Bebişlerimize böyle şirin bir elbise örmeye ne dersiniz?
Yapılışı çok basit aslında öncelikle bebişimizin beden ölçüsü kadar zincir çekip üstüne 2"li trabzanlar yaparak ilerliyoruzsonra kol altına gelinnce kol oyuntusunu vererek bir kaç sıra daha örüyoruzSonrasında yakayı daacıp omuzları orüp örgümüzü sonlandırıyoruzbu işlemi bir kez daha yapıp ikinci bir parca daha elde ediyoruz ve birlestiriyoruzbirleştirme işleminden sonra ise bel kısmından tekrar ilmekler alarak etek böümüne baslıyoruzetegi yaparken de ilk sıra badinin olcusu kadarikinci sırada bellı aralıklarla artırmalar yapıyoruzistedigimiz uzunluga geldıgınde uctakı gırgırları yapıyoruz

22 Eylül 2009 Salı

Örgü sırt çantası ve yapılışının anlatımı !

Örgü sırt çantası ve yapılışının anlatımı !
Kullanılan İplikler: Mega,
Kullanılan Renkler:
241 (1 Yumak),288 (1 Yumak),1410 (1 Yumak),
Zorluk Derecesi: Kolay
Tığ No: Belirtilmemiş
Şiş No: 7.0



Modelin Yapılışı

• 70 ilmek başlanır, 1 diş haraşo örülür,
• 5 ilmekte 1 ajur konulur. ( 2 ilmek beraber örülerek kesilir, iplik 1 kez şişe dolanır )
• 10 sırada bir renk değişimi yapılarak 80 cm örülür,
• Son sırada tekrar ajur yapılarak, 1 diş haraşo daha örülür ve ilmekler kesilerek kapatılır.
• Sırt kulpu – çanta sapları için : 62 ilmek başlanır 3 diş haraşo örülür, tüm ilmekler kesilerek kapatılır

Beyeneceğiniz güzel çocuk örgüsü


Beyeneceğiniz güzel çocuk örgüsü

20 Eylül 2009 Pazar

Google'dan Yeni Bir Logo Daha..opted out previously

Google'dan Yeni Bir Logo Daha..

Google logosunu değiştirdi, üzerine tıkladığınız zaman “opted out previously” teriminin arama sonucuna ulaşıyorsunuz.

Nedir bu opted out previously?

21 Eylül 2009 günü Google arama motoru, Opted Out Previously adındaki Doodle’ı ile Google ana sayfasını ziyaret eden internet kullanıcıları üzerinde büyük bir merak ver şaşkınlık yarattı.

21 Eylül 1866 doğumlu olan ünlü ingiliz yazar Herbert George Wells’i hatırlatmak için kullanılan doodle ile, yazarın, dünya edebiyatında öncülerinden biri sayıldığı bilimkurgu türüne ve ütopyalara işaret ediliyor...

Resimli buğdaylı yoğurt çorbası tarifi

Resimli buğdaylı yoğurt çorbası tarifi


Buğdaylı yoğurt çorbası

Buğdaylı yoğurt çorbası
KAÇ KİŞİLİK: 5
HAZIRLAMA SÜRESİ: 15 dk
PİŞME SÜRESİ: 30 dk

Malzemeler:

100 gr kıyma
1 su bardağı buğday
2 su bardağı yoğurt
1 yemek kaşığı un
1 et suyu tableti
1 su bardağı su
Yarım demet maydanoz
1 yemek kaşığı tereyağı
Tuz, karabiber

Hazırlanışı:

*Buğdayı tencerede haşlayın. Kıymayı tuz ve karabiberle yoğurup, elinizle ufak toplar yapın. Haşlanmış buğdaya köfteleri ekleyin.

*Yoğurt, un, et suyu tableti ve suyu bir kapta iyice çırpın. Buğday ve köfteli karışıma ekleyip karıştırın. Tereyağında çevirdiğiniz naneyi üzerine gezdirip sıcak servis yapın...
Afiyet olsun...

19 Eylül 2009 Cumartesi

Bayramda Vizyondaki Filimler, 10 Yeni Film Gösterimde

Bayramda Vizyondaki Filimler, 10 Yeni Film Gösterimde
Bu hafta gösterime 10 yeni film girdi. Vizyona girenlerden 4′ü yerli yapım. İşte haftanın filmleri:
Göçenler Göçürenler, Ne Varsa Götürenler
Yönetmenliğini Gabor Csupo’un yaptığı, Hank Azaria, Sandor Fabry, Karoly Gesztesi ile Judit Hernadi’nin seslendirdiği animasyon film ”Göçenler Göçürenler, Ne Varsa Götürenler”de, Vlad ve Joska’nın dünyanın her yerinden gelen göçmenlerin yaşadığı bir apartmana yerleşmesi ile başlar. Çirkin ve yaşlı bir kadın olan ev sahibi Greta’nın Vlad’a ilgi duymasıyla gelişen olaylar, hayalleri bir restoran açmak olan Vlad ve Joska’yı hızlı gece hayatında komik bir maceranın içine sürüklemesiyle devam eder.
Blood: Son Vampir
Yönetmenliğini Chris Nahon’un yaptığı ve Gianna Jun, Allison Miller, Masiela Lusha ile Liam Cunningham’ın oynadığı ”Blood: Son Vampir (Blood: The Last Vampire)” filminin kahramanı ”Saya”, gizli bir devlet kuruluşunda görev alan bir vampir avcısıdır. Son görevi, ”Yokota”da bulunan ABD’ye ait bir hava alanı yakınlarındaki ”Yokota” lisesinde meydana gelen esrarengiz ölüm olayının faili olan vampirleri yok etmek olan Saya, görevi zor da olsa kabul eder.
Şeytanı Oteli 2
Mats Stenberg’in yönettiği ve Ingrid Bolso Berdal, Marthe Snorresdotter Rovik, Kim Wifladt, Fridtjov Saheim’in oynadığı ”Şeytanın Oteli 2 (Fritt Vilt 2 – Cold Prey 2)” filminin konusu da şöyle: ”Norveç dağlarının eteklerinde 4 genç korkunç bir şekilde ölür.

Aralarından kurtulan genç bir kadın en yakın yerleşim yerine ulaşmayı başarır. Genç kadını yolda bulan kişi, onu en yakın hastaneye götürür. Bir süre sonra kendine gelmeye başlayan kadın, hastanenin koridorlarında dolaşmaya başlar. Hastanede sanki kimse yok gibidir. Yoksa kabus hala sona ermemiş midir?”
Veba
Alex Pastor ile David Pastor’un yönettiği ve Chris Pine, Piper Perabo, Emily Van Camp ile Chris Meloni’nin oynadığı ”Veba (Carriers)” filmi, ölümcül virüsten kaçan 4 arkadaşın, güvenli bir yere ulaşmak için hızla yol alması ve en iyi yer olduğuna inandıkları ıssız kumsala giderken diğer insanlarla temastan kaçınmasıyla başlar. Ancak virüs bulaşmış kişilerle boş yol ve kasabalarla karşılaştıkça çocukluk masumiyetleri zayıflar ve karşılarındaki en büyük düşmanın virüs değil, iç dünyalarındaki karanlık olduğunu keşfetmeleriyle olaylar gelişir.
BRUCKHEIMER’İN İLK 3 BOYUTLU FİLM
G-Force
Yapımcı Jerry Bruckheimer, hayvanların casusluk faaliyetlerinde kullanılmak üzere eğitildiği gizli bir hükümet programındaki son gelişmeleri ele alan komedi macera filmi ”G-Force” ile ilk 3 boyutlu filmine imza atıyor.
Hoyt Yeatman’ın yönettiği, ünlü oyuncular Nicolas Cage, Sam Rockwell, Jon Favreau ile Penelope Cruz’un seslendirdiği animasyon filmde, çok iyi eğitilmiş farelerin, dünyanın kaderinin kendi ön ayaklarında olduğunu keşfetmesiyle gelişen olayları ele alıyor.
Öldüren Kelimeler
Bruce McDonald’ın yönettiği ve Stephen McHattie, Lisa Houle, Georgina Reilly ile Hrant Alyanak’ın oynadığı ”Pontypool (Öldüren Kelimeler)” filminde de olaylar şöyle gelişiyor: ”Mazy, Pontypool kasaba radyosunda program yapmaktadır. Kasabada korkunç şiddet olayları olduğu şeklinde söylenti yayılmaya başlar. Radyo ekibi, bu söylentilerin İngilizce ile yayılmış bir virüsten kaynaklandığını anlar. Kurtarılma ümidiyle yayını sürdürürken acaba radyo dalgalarıyla virüsün yayılmasına yardım mı etmektedirler?”
YERLİ YAPIMLAR:
Bu hafta 4 yerli yapım vizyona girdi.
Çıngıraklı Top
Egemen Ertürk’ün yönettiği ve Burak Önal, İpek Özkök, İlyas Salman ile Osman Tanburacı’nın oynadığı ”Çıngıraklı Top” filminde olaylar şu şekilde gelişiyor: ”Boğaz Körler Derneği’nde Semra ve Başkan Ahi yerel gazetelerini okurken, ilginç bir gelişme yaşanır. Bakanlık, Çin Engelliler Olimpiyatları’na katılımı amaçlayan bir faks göndermiştir. Bu faks dernek üyeleri arasında branş seçimi şakalarına sebep olurken, dernektekilerin yardımıyla büyüyen Zeki’nin ağzından dökülen ‘futbol’ sözü, konuyu ciddileştirir. Öneri ‘Çıngıraklı Top’, bir başka deyişle körler futbol takımıdır.”
Kanımdaki Barut
Haluk Piyes’in yönettiği ve Haluk Piyes, Necmettin Çobanoğlu, Jülide Kural ile Öykü Çelik’in oynadığı ”Kanımdaki Barut”da, yıllarca tetikçilik yaparak hayatını kazanan Bülent, 2 oğlunun gözleri önünde eşini öldürmüş. Çocuklarından ”Duman” hiçbir şeyi hatırlamak istemezken, ”Barut” olayları sorgulayarak yaşadığı travmanın üstüne gider. Hapis yattıktan sonra 2 oğluyla aynı evde yaşamaya başlayan babayla oğulları yüzleşir ve sevgisizliğin onları ne hale getirdiği açığa çıkar.
Sizi Seviyorum
Mustafa Uğur Yağcıoğlu’nun yönettiği ve Emre Altuğ, Birce Akalay, Zeynep Beşerler ile Irmak Ünal’ın oynadığı ”Sizi Seviyorum” filmi, çapkın bir adam olan ”Erkut”un sevgilisi ”Eda” tatildeyken onu bir başkasıyla aldatmasıyla başlar. Eda, durumu öğrenince intikam almaya karar verir, hiçbir şey olmamış gibi eve döner. Erkut ertesi sabah keyifle kalkar, ama yanında Eda olduğunu iddia eden başka bir kadın vardır. Erkut yeni Eda’yı tanımaya çalışırken ertesi gün bir başkası ile uyanır. Ve bir gün ”Ben aynı kadını istiyorum” diye isyan etmesiyle olaylar gelişir.
Sonsuz
Cemal Şan’ın yönettiği ve Ferhat Gündoğdu, İsmail Hacıoğlu, Şevket Çoruh ile Ayça Bingöl’ün oynadığı ”Sonsuz” filmi, 13 yaşında hapishaneye giren ”Serhan”ın, yattığı hastanede ”Volkan” isimli biriyle tanışmasıyla başlar. Volkan, DJ’lik yaptığı barda çalışan ”Tuğçe”ye yakınlık duyunca, bar sahibi ”Cihan” ile çatışır. Cihan, sert karakterli birisi olmasına rağmen sanatın her türüne tutkun bir adamdır. Hayatındaki en büyük hayali bir kitabı olmasıdır. Volkan, Serhan’a son günlerini güzel yaşatmaya çalışırken Cihan’ın gölgesi üzerlerinde olacaktır...

Steve Madden 2009 - 2010 Kış Ayakkabıları




Steve Madden 2009 - 2010 Kış Ayakkabıları

Leopar desenli ayakkabı ve çantalar

Leopar desenli ayakkabı ve çantalar

Leopar desenli bayan elbiseleri

Leopar desenli bayan elbiseleri

Şık bir beyaz büstiyer modeli

Şık bir beyaz büstiyer modeli


18 Eylül 2009 Cuma

Cem garipoğlu cinayeti nasıl işlediğini anlattı

Cem garipoğlu cinayeti nasıl işlediğini anlattı


Cinayeti tüm detaylarıyla anlattı
Cem Garipoğlu, İstanbul Çocuk Mahkemesi’nde psikologlar ve avukatları eşliğinde iki savcı tarafından yaklaşık yedi saat sorgulandı. Cem Garipoğlu, cinayeti tüm detaylarıyla anlattı...


"Ben aslında bu kızı öldürdüm"
Münevver Karabulut’un katil zanlısı Cem Garipoğlu, cinayeti, Münevver Karabulut’un cep telefonunda gördüğü bir başka erkekten gelen mesajlar nedeniyle girdiği kıskançlık krizi nedeniyle işlediğini öne sürdü. Cem Garipoğlu, Gülhane’deki İstanbul Çocuk Mahkemesi’nde psikologlar ve avukatları eşliğinde iki savcı tarafından yaklaşık yedi saat sorgulandı.
SORGUDA KRİZ GEÇİRDİ
Cem Garipoğlu, kafasını toparlayamadığını belirtmesi nedeniyle sorguya sık sık ara verildi. Sorgu sırasında Cem Garipoğlu, sık sık kriz geçirince uzmanlar müdahale etti. Cem Garipoğlu’nun savcılara toplam 4,5 saat ifade verdi. Sorgulamanın ardından, saat 18.00 sıralarında, Sultanahmet’teki İstanbul Adliyesi’ne götürülen Cem Garipoğlu, burada, “Canavarca hisle tasarlayarak ve çocuğa karşı adam öldürme” suçlamasıyla çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak, Maltepe Kadın ve Çocuk Tutukevi’ne gönderildi.
Sorgu sırasında yorgun ve kafasının karışık olduğunu Cem Garipoğlu’nun olayla ilgili şunları söylediği belirtildi:

MÜNEVVER’İ SEVİYORDUM
Münevver Karabulut ile olaydan tahminen bir yıl kadar önce Bebek’te bir kafede arkadaşlarım vasıtasıyla tanıştım. Ben Münevver’i seviyordum, kendisi ile aramızda hiçbir sorun yaşamadık. Olayın gerçekleştiği gün eve gitmeyi teklif ettim. Önce razı olmadı daha sonra da ‘Yapacak bir şey yok gidelim’ dedi.
ŞAKA YAPMIŞ
Cem Garipoğlu, daha önce MSN kayıtlarında "Önce sana sarılırım. Başlarım sıkmaya boğana kadar" şeklindeki yazışmaları ile ilgili sorulara da "Şaka yaptım" diye cevap verdi. Cem Garipoğlu Münevver ile ciddi bir ilişki içinde olduğunu, pişman olduğunu ve basında yansıtıldığı şeklinde biri olmadığını da söyledi.
CİNSEL İSTİSMARA UĞRAMADIM
Cem Garipoğlusahte nüfus cüzdanı ile ilgili soruya da, barlara girebilmek için kendisinin yaptığını ifade etti. Savcıların uyuşturucu kullanıp kullanmadığı şeklindeki sorularına "Kullanmadım" diye yanıt veren Cem Garipoğlu, ailesinden uzak olmasının da kendisinde herhangi bir olumsuzluk yaratmadığını, herhangi bir ruhsal bunalımı olmadığını belirtti. Olayın vahametiyle ilgili olarak herhangi bir cinsel istismara maruz kalıp kalmadığı da sorulan Cem Garipoğlu, daha önce böyle bir olaya maruz kalmadığını belirtti. Daha önce neden teslim olmadığı şeklindeki soruya ise, korktuğu için teslim olmadığını söyledi.
BİR SÜRE ÖPÜŞTÜK
Birlikte oturma odasında ikinci katta bir süre oturduk, aramızda sohbet ettik, bir süre öpüştük. Ben bu arada 2 duble votka içtim.
MESAJLAR ÇILDIRTTI
Münevver içmek için su aldığı sırada Münevver’in cep telefonunu karıştırmaya başladım. Mesaj kısmında “Sevgilim, canım” gibi sözler gördüm. Bana “Bunlar boş şeyler, ben seni seviyorum” dedi. Ancak ben Münevver’i sevdiğim için bu duruma çok öfkelendim, aramızda tartışma başladı.
MEYVE BIÇAĞINI SAPLADIM
Bu tartışma itişmeye kadar gitti. Mutfakta olan meyve bıçağını elime geçirerek kendimde olmadan, cinnet getirerek Münevver’in karnına vurdum. Daha sonra bir iki darbe daha vurduğumu hatırlıyorum.
BAVULA SIĞMADI
Münevver’i bu bavula koymaya çalıştım, ancak sığmadı. Yaya olarak 5-10 dakika mesafede olan nalbura gittim ve buradan bir testere satın aldım. Münevver’in kafasını bu testere ile kestim. Gitar çaldığım için evin her yerinde bulunan gitar kabının içerisine kafasını bavula da vücudunu yerleştirdim.
KORSAN TAKSİ ÇAĞIRDIM
Daha sonra korsan taksi çağırdım. Neden gittiğimi bilmiyorum ancak Etiler’e götürmesini istedim ve taksi Etiler’e gelince burada taksiden indim. Bavul tekerlekli idi, çekerek 50 metre kadar ileride bulunan çöp koyteynerinin olduğu yere geldim, etrafta kimse yoktu, bavul ve gitar kutusunu bu çöp konteynerinin içine attım.
KUSTUĞUMU SÖYLEDİM
Eve döndüğümde, annem ‘Evde ne oldu’ diye sordu, ben de kendisine kustuğumu bu nedenle yerlerin kirlendiğini anlattım. Babam eve geldi, annem babama, “Ben bir şeylerden şüpheleniyorum, oğlunla bir konuş istersen’ dedi.
İLK BABAMA SÖYLEDİM
Babamdan beni kafeye bırakmasını istedim. Yolda giderken babama Münevver isminde bir kız arkadaşımı eve getirdiğimi ve yaraladığımı anlattım. Babam paniğe kapıldı. ‘Kız arkadaşının ailesini ara durumunu öğren’ dedi. Ancak bu arada kafenin önüne gelmiştik. Ben arabadan inmeden önce babama ‘Ben aslında bu kızı öldürdüm’ dedim.
BABAMIN KURTARACAĞINI DÜŞÜNÜYORDUM
Babam arabası ile geri döndü. Nereye gittiğini bilmiyordum ancak babamın eve gittiğini benim için bir çare aradığını, beni kurtaracağını düşünüyordum.
BİR ADAM “ARABAYA ATLA” DEDİ
Bir süre sonra bir adam kafeye geldi. Bana doğru “Cem” diye seslenerek işaret yaptı. Bana ‘Arabaya atla’ dedi. Bir arabanın arkasına bindim, üzerime örtecek bir şey vererek ‘Bunu ört’ dedi. Yaklaşık 6-7 saat kadar yol gittik. Bir eve geldik.
Bu evde ben 6 ay kadar yalnız başıma yaşadım. Arada bir bana yiyecek getirildi. Evde telefon yoktu, internet yoktu, sadece televizyon seyrettim, daha sonra da bildiğiniz gibi teslim oldum.
ÇOK PİŞMANIM
Yaptığım bu olaydan dolayı çok pişmanım, böyle bir şeyin olmasını asla istemezdim. Keşke ona değil, bu olay bana olsaydı. Keşke o bir çekeceğine ben yüz bin çekseydim.
TUTUKLANDI
Cem Garipoğlu sorgusunun ardından tasarlayarak canavarca hisle ve çocuğa karşı adam öldürmek suçundan mahkemeye sevk edildi. Çıkarıldığı nöbetçi çocuk mahkemesince tutuklanan Cem Garipoğlu Maltepe Cezaevi'ne gönderildi.

Beyaz çikolata soslu anlatımlı kek yapımı

Beyaz çikolata soslu anlatımlı kek yapımı


Beyaz Çikolata Soslu Kakaolu Kek
Malzemeler:
  • 3 yumurta
  • 2 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 çay bardağı doğranmış beyaz çikolata (Elit kuvertür beyaz çikolata kullandım)
  • 1 çay bardağı doğranmış bitter çikolata (Pelit kuvertür bitter çikolata kullandım)
  • 4 yemek kaşığı ezilmiş fındık
  • 1/2 çay kaşığı mahlep
  • 1/2 çay kaşığı tarçın
  • 1/2 çay kaşığı vanilya esansı veya 1 paket vanilya
  • 1/2 çay kaşığı karbonat
  • 1 paket kabartma tozu
  • 4 yemek kaşığı kakao (Nestle kakao kullandım)
Üzerine:
  • 1/2 paket beyaz çikolata sosu (Dr. Oetker kullandım)
  • 10 adet doğranmış yeşil fıstık
Yapılışı:
1. Öncelikle un; kabartma tozu, karbonat, mahlep ve tarçını eleyin.
2. Çırpma kabında yumurta ve toz şekeri köpük köpük oluncaya kadar çırpın. Vanilya, yoğurt, sıvıyağ, kakaoyu ilave edin ve 3 dakika daha çırpın.
3. Unu ekleyin. Karışır karışmaz çırpmayı bırakın. Doğranmış çikolataları, fındık kırıklarını ilave edip tahta kaşıkla şöyle bir karıştırın. Yağlanmış ve un serpilmiş kek kalıbına karışımı dökün.
4. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında kızarıncaya kadar pişirin. Pişip pişmediğini kürdanla kontrol edebilirsiniz.
5. Yarım paket çikolata sosunu üzerinde belirtilen süt miktarını yarıya indirerek pişirin ve soğuyan kekin üzerine dökün. Yeşil fıstıkla süsleyip servis yapabilirsiniz.
Not: Kuvertür çikolata kullanmanız şart değil, marketlerde satılan beyaz çikolata ve bitter çikolata kullanabilirsiniz.Afiyet Şeker Bal Olsun Efendim...

17 Eylül 2009 Perşembe

Aspirin ve saç bakımı

Aspirin ve saç bakımı




Saç derisindeki kepekler ve şampuanlardan kalmış kalıntıları arındırmak için evinizde ekonomik ve pratik bir yöntemle saç derisi bakımı yapabilirsiniz Bakım sonrasında saç derinizdeki cilt gözenekleri açılıp oksijen almasını sağlayacaktır


Malzemeler
1 bardak çok sıcak su
30 adet aspirin
1 çorba kaşığı karbonat

Hazırlanışı ve Uygulaması

Aspirinleri sıcak suyun içinde tamamen eritin.
Karışıma karbonatı ekleyip karıştırın ve ılınmasını bekleyin.
Temiz ve ıslak saç diplerine masaj yaparak karışımı sürün.
15 dakika bekledikten sonra ılık su ile saçlarınızı durulayın...

16 Eylül 2009 Çarşamba

Dantel oturma oda modeli

Dantel oturma oda modeli

Sırt Ağrılarından Kurtulmak, Sırt Ağrısı

Sırt Ağrılarından Kurtulmak, Sırt Ağrısı

Sırt ağrınızı tamamen yok etmenin ipuçları
Eğer sırt ağrısı çekiyorsanız, bunun ne kadar kötü bir durum olduğunu bilirsiniz. Sizi bu acıdan kurtaracak ve koruyacak idmanlara seve seve zaman ayırırsınız. Sırt ağrısının dezavantajı bir kere başladı mı kurtulması çok zor olmasıdır. Bu acıdan kurtulmak için günlük yaşamınızda bazı adımlar atmalısınız. Aşağıda sırt ağrısını geçirmek için en iyi uygulamaları bulabilirsiniz:

Karın kaslarınızı güçlendirin

Sırt ağrısından kurtulmak için en iyi egzersiz karın kaslarının kuvvetlendirilmesidir. Karın kasları, leğen kemiği ile omurganın düzgün sıralanması ve burkulma-bükülme hareketlerinden korunmasını sağlar. Eğer karın kaslarınız güçlü değilse , vücudunuzun yaptığı bazı hareketleri kaldıramayacak ve omurganızda doğal olmayan kavisler olacaktır.

Karın kaslarınızı güçlendirici hareketler seçtiğinizde, karın kaslarınızın kasılmasına dikkat edin. Bu egzersizlerde karın kası yerine kuvvetinizi kullanarak veya kol kaslarınızı kullanarak ağırlıkları hileye başvurarak taşıyabilirsiniz. Bazılarında dili damağa dayamak hareketi kolaylaştıracaktır. Bu küçük düzeltme boyundaki fazla gerginliği alacak ve hareketi daha fazla karın kasına yönlendirecektir.

Gerçekten kuvvetinizi doğru şekilde kullanmak istiyorsanız, yukardan asıldığınızı düşünün ve bu şekilde mekik çekin. Hızınızı kontrol edin, ne kadar yavaş yaparsanız o kadar iyi karın kaslarınızı kullanırsınız.

Omuz pressi uygularken vücudunuzun şekline dikkat edin

Omuz pressi yaparken vücudunuzun üst tarafı çalışır. Her zaman glute kaslarınızın kasılmasın sağlayın böylece alt sırt bölümünüz dik durur. Ağırlık başınızın üstüne geldiği zaman biraz eğilirsiniz ve ağırlık aşağıya güç uygulamaktadır. Omurga üzerinde uygulanan baskı çok iyidir. Glutelerin kasılmasını sağlayarak. Omurganızın şekle girmesini ve sakatlanmamasını sağlarsınız. Düzenli olarak uygularsanız, sırt ağrılarının yok olmasını sağlayacaktır.
Eğer hareketi doğru yapıp yapmadığınızdan emin değilseniz, omuz presini aynanın karşısında yapın ve vücudun düzgün durup durmadığına bakın.

Periyodik olarak ayağınızın uzunluğunu ölçün

Omurganızda bir terslik olup olmadığını bacak ölçünüzden algılayabilirsiniz. Eğer 2 bacağınızın uzunluğu arasında bir fark görürseniz, bir doktora gitmeniz gerekir. Doktor vücudunuzun neresinin hizada olmadığını belirleyecek ve düzeltecektir. Vücudunuzu tekrar hizaya sokmak için kesinlikle arkadaş veya ailenizden birinden yardım almayın. Konu sırtınıza gelince , bu işi profesyonellerden başkasının eline bırakmayın. Küçük bir hata çok daha büyük problemlere yol açabilir.

Koşu bandı yerine Eliptik idmanı yapın

Eğer sırtınızda ağrı varsa veya önceden olduysa, kardiyo çalışmalarınızda koşu bandı yerine eliptik idmanları tercih edin. Koşmak çok iyi bir kardiyo çalışması ve yağ yakıcı olsa da, omurganıza bir faydası dokunmaz. Eğer gerçekten koşmayı çok seviyorsanız ve onu bırakmaktan nefret ediyorsanız, koşma yoğunluğunuzu azaltabilirsiniz. Haftada iki kez koşmak yeterlidir, geri kalan zamanlarda başka kardiyo çalışmaları yapabilirsiniz.

Sırtınızı çalıştırın

Bu ağrıları küçümsemeyin ve hayatınızda bir problem olarak yer almasını durdurun. Diz sakatlanmaları gibi sırt ağrıları da çok yaygındır.insanlar aylarca veya yıllarca bu problemle karşı karşıya kalabilir. Ama onu yok etmek için yukarıdaki çalışmaları yapmanız yeterli olacaktır.

14 Eylül 2009 Pazartesi

Hz. Aişe (r.a.) anlatıyor ;

Hz. Aişe (r.a.) anlatıyor ;

Ola ki, Ramazan ayının kalan gecelerinden birinde Kadir gecesine denk gelinmiş olursa, bu kısa ama etkin dua sayesinde bin aydan daha hayırlı olduğu ifade edilen gece atlanmamış ve boşa geçirilmemiş olur.

Hz. Aişe (r.a.) anlatıyor:

- Dedim ki: Ya Resullullah, Kadir Gecesi’ne erişirsem ne şekilde dua edeyim?

Resulu Ekrem Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu:

- Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle. (Allahümme inneke afüvvün kerîmün, tuhibbül afve fa’fü anni) Tirmizî, Daavât 84.

Ne kadar hoş, ne kadar zarif, ne kadar kısa ve etkili bir dua.

İsterseniz tekrar okuyalım: “Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.”

Bayramda ulaşım bedava değil indirimli olacak !

Bayramda ulaşım bedava değil indirimli olacak !Bayramda toplu taşıma araçları %50 İndirimli olacak.

Kampanya 3 günlük bayram süresi boyunca İETT otobüsleri, metro, tramvay, şehir hatları vapurları, hafif metro ve fünükülerde geçerli olacakdır...

Öte yandan ise okulların açılacağı 24 eylül perşembe günü saat 06:00 ile 13:00 saatleri arasında toplu taşıma araçları ücretsiz olacakdır...

13 Eylül 2009 Pazar

40 Yaş ve üzeri bayanların saç bakımı

40 Yaş ve üzeri bayanların saç bakımı
Saçlarınızın hergün kuruduğunu, gittikçe azaldığını ve inceldiğini gözlemlemeye başladınız. Ustelik de her ay yaşadığınız period dönemlerinizde aylık olmakdan çıktı ve eski düzeni yerini düzensizliğe bıraktı. Kısacası artık bir ön menapoz dönemine de girdiniz. Her ne kadar kabul etmesenizde!

Saçlarınız için mutlaka daha önce yaptığınızdan daha farklı birşeyler yapmalı, önlem adına ne gerekiyorsa almanın zamanı değil mi sizce?

Bugün yaşlanma etkilerini geciktirici kremler dendiği zaman akla ilk gelen Kolajen, retinol veya bitkisel (phyto) hormonlar gelir. Bu maddeler hemen hemen tüm cilt bakım ürünlerinde bulunduğu gibi son zamanlarda artık saç bakım ürünlerinin de vazgeçilmez unsurları haline geldiler. Yaşlanma ile birlikte değişen hormon dengesi saçların kimyasında da etkisini göstermekte, saç derisindeki kan dolaşımı yavaşladığından saç köklerinin beslenmesi de aynı oranda yavaşlamaktadır.

İşte bitkisel östrojenler saçın eksiklerini tamamlıyor ve böylece saç bitimini hızlandırıyorlar. Pro-retinol hücre yenilenmesini hızlandırıyor, kolajen ise saç foleküllerinin beslenmesini arttırıyor.

Bu nedenle saçlarınızın nemlenmesini sağlayan kremler ve pro-retinol içeren kremler kullanmanız, ayrıca saç bakımında çok önemli yer tutan vitaminlerden faydalanmanız çok önemli. Son yıllarda özellikle saç köklerinin beslenmesinde önemli bir yer tutan aminexil kullanımı saç dökülmesinde önlem olarak karşımıza çıkıyor. Sentetik bir molekül olan aminexil ise sertleşen kolajen liflerini gevşettiği için saçın dökülüşünü yavaşlatır. Tüm bu maddeler şampuandan ziyade ampul veya tonik olarak kullanıldığında, gece de saçın içinde kaldığından daha yoğun etkiye sahip olur...

Dil Peynirli künefe nasıl yapılır tarifi

Dil Peynirli künefe nasıl yapılır tarifi


MALZEMELER
• 1/2 kg tel kadayıf
• 1 paket tereyağı
• 150 gr çam fıstığı
• 1 paket (200 gr) dil peyniri

Şurup için:
• 3 bardak şeker
• 3 bardak su

HAZIRLANIŞI
Bir fırın tepsisi hafifçe yağlanır, kadayıfın yarısı fırın tepsisine yayılır. Üzerine hafifçe eritilmiş tereyağının yarısı gezdirilir. Arasına dil peynirleri döşenir. Çekilmiş fıstık tepsinin her tarafına gelecek şekilde serpiştirilir. Kadayıfın diğer yarısı üzerine ilave edilir. 180 derecede 45 dakika pişirilir. Fırından çıktıktan sonra şurubu soğuk olarak dökülür. (Tatlı sıcak, şurup soğuk olmalıdır) Ilık olarak yenmelidir.

Plastik şişe ile vazo yapmışlar

Plastik şişe ile vazo yapmışlar





















plastik şişeden vazo

Güzel Bir Söz Sandığı

Güzel Bir Söz Sandığı

2010 yeni saç modelleri







2010 yeni saç modelleri